HABERLER
2015 KOYUN KEÇİ YILINDA NELER OLACAK--ASTROLOG ESİN UZER
2015 YILINDA AŞK,PARA,KARİYER VE SAĞLIK --ASLAN BURCU ESİN UZER
2015 YILINDA AŞK,PARA,KARİYER VE SAĞLIK --KOÇ BURCU--ESİN UZER
2015 YILINDA AŞK,PARA,KARİYER VE SAĞLIK --YENGEÇ BURCU ASTROLOG ESİN UZER
2015 YILINDA AŞK,PARA,KARİYER VE SAĞLIK --BOĞA BURCU--ESİN UZER
2015 YILINDA AŞK,PARA,KARİYER VE SAĞLIK --İKİZLER ASTROLOG ESİN UZER
2014 YILININ ENERJİLERİ
SİZE UYGUN DİET PROGRAMI
HİPNOZ
DOĞUM HARİTASI
MEDITASYON
 
 
2015 KOYU KEÇİ YILINDA NELER OLACAK--ASTROLOG ESİN UZER

Tıklayınız.

ATLANTİS ŞANS YÜZÜĞÜ

Tıklayınız.

ESMAÜL HÜSNA KALKANI

Tıklayınız.

KONULAR

Tıklayınız.

RE KEY ANAHTAR ŞANS YÜZÜĞÜ

Tıklayınız.

HİPNOZLA KISA ZAMANDA İNGİLİZCE ,ALMANCA

Tıklayınız.

Tarot Destesi

Resim Yeteneğimi Astroloji Bilgimle Birleştirerek Yarattığım Tarot Destesi 2. Baskiya Girdi. Türkiye'de İlk Kez Kendi Tarot Destesini Resmeden Astrolog Oldum. Bundan Gurur Duyuyorum. Astroloji Ve Tarotu Kehanet Yapmanız İçin Birleştirdim.. Bütün Kitapçılarda...ADRESİNİZE DE GÖNDERİLİR 24 LR.

KEHANET TAŞLARI

Antik kehanet taşları
antik çağlarda kullanılan bu sıra dışı kehanet tekniğini kendi ellerimle oluşturdum. her gün her konuyu danışabileceğiniz bu sistem falın çok ötesinde size kehanet yapabilme özelliğini kazandıracaktır.30 ytl dir mail atınız..


Nümeroloji

Nümeroloji sayesinde, kişisel yaşam görevinizi öğrenebilir, kariyerinizi ve ilişkinizi etkileyebilecek bir hayat planı oluşturabilirsinizTıklayınız.

 

AURA NEDİR--NASIL GÖRÜLÜR VE KORUNUR..
spacer
AURA NEDİR--NASIL GÖRÜLÜR VE KORUNUR.. USUİ REİKİ (Reyki biçiminde okunur) Japonca bir sözcük olup evrende var olan bir çok enerjilerden sadece bir tanesidir. Ve kelime anlamı olarak Evrensel Yaşam ve Şifa Enerjisi'dir. Bu doğal enerji, evrende yaratıcı güç tarafından kişilerin elleri ile akar. Şöyle ki; Bütün dünyada var olan ve yeni çağ döneminde Türkiye'de bir doğal şifa ve tamamlayıcı tıp yöntemi olarak her gün yaşam biçimimizin parçası olan Reiki pek çok kişi tarafından; gerek ruhsal gelişim, gerek bedensel gelişim, gerekse zihinsel gelişim amacı ile kullanılan evrensel yaşam enerjisidir. Aynı zamanda şifa etkili bir enerjidir. İnisiye olan kişi ellerini kullanma yolu ile Reiki enerjisini aktarmaktadır. Reiki' ye bir master tarafından inisiye olan kişi tarafından bu enerji kullanılabilir. Günümüzde bu tamamlayıcı terapi olarak dünyada hastane ve kliniklerde kullanılır. Ancak modern tıp yerini asla tutmaz sadece tıbbi tedavinin yanı sıra bedensel, zihinsel ve ruhsal arınmanın da ilk basamağıdır diyebiliriz. Ayrıca şifa arayanlar ve şifa vermek isteyenler Reiki' den faydalanabilirler, çünkü bu enerjiyi almak isteyen kişi, nasıl ki yaşama gelişimiz ve bir amacımız varsa evrensel yaşam ve şifa enerjisini kullanırken de bir amaca sahip olmaktadır. Bireyin kendi kendini tedavide kullandığı yaşam enerjisinde; enerji verici kişi alıcıdır. Aynı zamanda Reiki enerjisini verme yetkisine sahip bir kişi bir başka kişiye bunu aktarıyorsa; enerjiyi akıtan kişi vericidir, çünkü kanaldır, enerjinin aktığı kişide alıcıdır. Eller ise birer araçtırlar. Burada Reiki enerjisi ise güç görevini, şifa gücü görevini üstlenmektedir. Reikinin iyileştirme yöntemi ince düzeydeki enerjiyi eller yoluyla vücudun enerji sistemine aktarma tekniğidir. Bedenimiz kas, kemik, sinir, damar, organ vb. yapılardan oluşmaktadır. Aynı zamanda bedenimizde ince düzeyde bir enerji sistemi vardır. Ve bu sistem aracılığıyla ''evrensel yaşam gücü enerjisi''bedenimizde dolaşır. Bu ince düzeydeki enerji sistemi fiziksel bedenimizi saran enerji bedeninde oluşur, düşünce ve duygularımızın işlemine katkıda bulunur. Enerji bedenlerin chakra denilen enerji merkezleri vardır. Chakralar yaşam gücünün fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal bedenlerdeki dolaşımına imkan sağlayan supap gibidir. Bedenimizde enerji meridyenleri ve nadalarımız vardır. Bunlar ırmak veya akıntı gibidirler ve evrensel yaşam gücü enerjisini fiziksel bedenin tamamına taşırlar. Bu yolla bedenimizin sistem ve fonksiyonlarının dengelenmesini sağlarlar.Fiziksel vücudumuz canlıdır, çünkü evrensel yaşam gücü enerjisi onun içinde dolaşır. Bu yaşam gücünün düşük ya da tıkalı olduğu zamanlar daha kolay hasta olur, fakat yüksek olduğu ve serbestçe dolaşabildiği zaman da sağlığımızın korunması ve devamı çok daha kolaydır. Yaşam gücü enerjisinin akışını ve dolaşımını zayıflatan ve engelleyen bir unsur da strestir. Stres çelişen düşünce ve duygulardan doğar ve ince düzeydeki enerji sistemine yerleşir. Stresi oluşturan öğeler arasında korku, kaygı, şüphe, kızgınlık, endişe ve huzursuzluk gibi duygu ve düşünceler vardır. Tıbbi araştırmalar strese sürekli maruz kalan bir bedenin kendi kendini onarma, yenileme, ve koruma yeteneğini bloke ederek zayıflattığını belirtmiştir. Amerikan Stres Enstitüsü, doktorlara başvuranların %75 ile %95 inin stres reaksiyonu sonucu rahatsızlıklar olduğunu tespit etmiştir. Çözülmemiş stresin etkileri hafif baş ağrısından kalp hastalığı, sindirim bozuklukları, solunum ve deri hastalıkları gibi büyük çapta sağlık sorunlarına kadar çeşitlilik gösterebilir. Reiki, çözülmemiş stresin fiziksel ve duygusal etkilerini gidererek enerjiyi dengeler ve canlılık kazandırır. Tıkalı meridyenlerini, nadalarını ve chakraları yavaşça ve etkili bir şekilde açan enerji bedenlerini temizler ve insanı rahatlatarak huzur duygusu verir. Reiki enerjisinin aklı ve şuuru vardır. İnisiye olan kişi bu enerjiyi kullanırken akıl ve şuur sahibi olan bu enerjiden kanal olarak oldukça pozitif anlamda yararlanır. Somut veriler elde eder. Her bir birey yaşam enerjisi ile dünyaya gelmektedir, doğumumuz esnasında çoğu insanda tıkanan enerji; hayatımızın ilerleyen yıllarında enerji kanalımız işte bu devrede Reiki' ye kişi inisiye edildiği takdirde enerji kanallı açılmak suretiyle tekrar bu enerji kullanımını yaşayabilir. Ancak dünyaya gelişimizle birlikte bazı kişilerde de bu enerji tıkanmadan akabilir fakat bu enerjinin bilinçli kullanılması çok önemlidir. Özel bir yeteneğe sahip olmanızı gerektirmez. Reiki bir inanç sistemi değildir. Çünkü ister inanın ister inanmayın inisiye olduktan sonra bu enerji kullansanız da kullanmasanız da enerji vücudunuzdan akar kaybolmaz. Reiki bir din yada tarikat değildir. Bir kişi yada zümreye ait değildir. Kullanımı son derece kolaydır. REİKİ HEALİNG SİSTEMİ - Reiki Bireysel Terapi - Reiki Grup Terapi - Reiki Renk Terapi - Reiki Kristal Terapi - Reiki Meditasyon Terapi REİKİ TARİHÇESİ Reiki, Hıristiyan bir rahip olan Dr. Mikao Usui (1865 - 1926) tarafından 19.yy' da yeniden keşfedilen çok eski bir tedavi yöntemidir. Çok eski çünkü Milattan Önce' ki önemlerde ilk kullanımı mevcuttur. Daha sonra Hz. İsa döneminde kullanılmış ve M.S. 1800' lerde tekrar keşfedilip günümüze kadar gelmiştir. Dr. Usui'nin ölümünden sonraki günlerde yazılanlara göre, Reiki sisteminin temelini oluşturan enerji, Mikao Usui'ye Zen Manastırında 21 günlüğüne oruç tutmak, meditasyon yapmak için inzivaya çekildiğinde kendisine 17 yıllık araştırmaları sonucunda gelmiştir. Usui, bu enerjiyi önce kendisinde, daha sonra da çevresindeki insanlara denemiş, muhtelif hastalıkları tedavi edici etkisini gözlemledikten sonra, bilgisini paylaşmak amacı, bu enerjiyle işleyen şifa tekniklerini uygulamak üzere Tokyo'da bir klinik açmıştır. Usui, bu şifa yöntemlerini yalnızca uygulamakla kalmamış, birçok kişiye de öğretmiştir. Daha sonra da insanlara yardım amacıyla şifa gücünü kullanmıştır. Kliniğinin yetersiz kalması nedeni ile, ilerleyen yıllarda Tokyo dışında da yeni bir klinik kurmuştur. Ve yetiştirmiş olduğu üstatlar kanalıyla günümüze dek gelmeyi başaran bir öğretidir. Sırayla tanınan Reiki üstatları Chujiro Hayashi, Hawayo Takata tüm dünyaca geleneksel Reiki üstatları olarak tanınmaktadırlar. Reiki ile ilgili araştırmalar neticesinde, Usui Reiki tekniklerinin Budizm, Şamanizm şifa teknikleri ile benzeştiğini belirtmektedir REİKİ İNİSİASYONUEvrende sonsuz yaşam enerjisi vardır ve Reiki bunlardan yalnızca bir tanesidir. Reiki bir din ya da bir felsefe değildir, iyi olma haline dayanan bir zihin-ruh-beden birlikteliğidir. Aynı zamanda çok basit ve doğal bir sağlık metodudur. Kişi ellerini yukarıya açarak Reiki enerjisi için bir kanal görevi yapar. Enerji ile çalışan her terapist Ki veya yaşam enerjisini kullanır anacak hepsinin kullandığı reiki enerjisi değildir. Reiki evrensel enerjinin özel bir frekansıdır ve ancak buna uyumlanmış kişiler tarafından kullanılır. Bu uyumlama Reiki öğretmeni tarafından inisiasyon yapılarak öğrenciye geçirilir. Uyumlama kişinin taç, kalp ve el çakralarının bir Reiki öğretmeni tarafından özel bir teknik kullanılarak Evrensel Reiki enerjisinin frekansına açılması ve ayarlanmasıdır. Öğretmen uyumlama işlemi esnasında Reiki enerjisinin kaynağı ve öğrenci arasında özel bir bağlantı kurar ve öğrencinin çakraları ile enerji bedenine Reiki sembolleri yaşam boyunca kalmak üzere yerleştirir. Reiki'nin her seviyesinde yeni bir uyumlama ile enerji frekansı yükseltilir. Bu uyumlamadan sonra kişini tek yapacağı şey enerjiyi akıtma arzusuyla ellerine konsantre olmaktır ki bu enerjinin akmasına yardım eder ve Ki otomatik olarak akmaya başlar. Burada unutulmaması gereken kişi bu enerjiye sadece bir kanal olmuştur. Bütün iyileştirmelerde sadece kanal görevi yaptığını unutmaması gerekir. Reikiye uyumlanmakla kişi yüksek frekanslı ve saf Reiki enerjisine bağlanır. Bu saf ve güçlü enerji kişini hem fiziksel hem de enerji bedenlerindeki toksik ve düşük frekanslı enerjileri dağıtacağı için uyumlamadan sonra fiziksel ve duygusal bir arınma süreci geçirmek mümkündür. Bu bir kaç gün sürecek sırt ağrıları veya duygusal dalgalanmalar olabilir. Bol su içip dinlenerek bu toksinlerden arınabilirsiniz. Reiki güçlü bir enerjidir. Sadece fiziksel şifa getirmekle kalmaz, ruhsal denge meydana getirir, geçmişe ve geleceğe gönderilebilirUSUI REİKİ 1. DERECEUSUI REİKİ 2. DERECEUSUI REİKİ 3A DERECE ( PRATİSYEN MASTER)USUI REİKİ 3B DERECE ( MASTER)GRAND MASTER' LIK VE 12 BASAMAĞI OLMAK ÜZERE SEVİYELERİ MEVCUTTUR. USUI REİKİ SEMBOLLERİ VE ÇİZİMİ İÇİN... A - U - R - AAura nedir?Aura' nın yapısı nasıldır?Kuvvet devresi nasıl olur?Duygusal ve zihinsel aura nedir?Aura görünüşünü geliştirmek nasıl yapılır? Aura nasıl görülür?Aura nasıl hissedilir?Enerji modelleri nelerdir?Aurik işgaller nasıl saptanır?Aura'yı görmeyi nasıl öğreniriz?Spiral kartlarla nasıl çalışılır?Aura renk netliği kart çalışması nedir?Aura renkleri ve astral karşılığı nedir?Göz hareket kartı nedir?Aura görmenin şartları nelerdir?Başkasının aurasını görme şartları nelerdir?Aurik alan nasıl ölçülür?Aura' yı çubukla ölçme nedir?Sarkaç çalışmasının gücü nedir?Aura' yı sarkaç ile nasıl kontrol ederiz?Aura renklerinin anlamı nedir?Aura nasıl korunur?A-U-R-A NEDİR?Aura sözlük anlamı olarak Yunanca kökenlidir. Açıklaması, briz, rüzgâr manasını taşımaktadır. İnsan bedenini çevreleyen ve bir bütün olan enerji kalkanıdır denilebilir. Fakat yalnızca insan bedenini değil, bitki ve hayvanları hatta maddeyi de çevrelemekte olan bir özdür. Bu enerji sisi, bulutu genelde üçüncü göz denilen duru görü yeteneği açık kapasitede olan kişilerce görülebilmektedir. Metafiziksel olarak beden katmanlarımızın her birini tek tek sarmaktadır. Kısaca beden katmanlarımızı açıklayayım; Aura temel (üç) katman ve beraberindeki (dört) ara katmanlardan oluşmaktadır. Yani toplam yedi katlıdır.Eterik alan; evrenden gelen ve çevremizde mevcut bulunan hayat enerjilerini vücudumuza iletmektedir. Psikolojik alan; duygularımız üzerinde yıldızlarla, ruhsal dünyayla bağlantı oluşturmaktadır. Zihinsel alan; düşünce şeklimiz üzerinde etkilidir. Çift eterik alan; bu üç temel katmanın aralarında yer almaktadır. Bu temel katmanların uyumunu sağlamakla yükümlüdür.Aura bir bütün olmasına rağmen ara katmanlara ayrışmış olması nedeniyle görülmesi oldukça zordur. Her ne kadar aura'yı gördüğünü iddia eden kişiler varsa da bu konu oldukça geniş kapsamlı ve basit değildir. Ancak çocuklar için aynı şeyi söylemek pek doğru olmaz o saf ve arınmış bedenleri ve açık algıları ile büyük insanlara göre daha rahatlıkla aura' yı görmeleri kaçınılamaz bir gerçektir. Ama bu konuda üstat sınıfına ulaşmış kişiler Aura konusunda oldukça bilgi sahibidirler ve bir çocuk arınmışlığında oldukları içindir ki kolaylıkla görebilirler. Soyut bir enerjinin somut bir görünüme dönüşmesini de şöyle gerçekleşmiştir; Rus mühendisi Semyon Kirlian tarafından 1939 yılında bulunan, elektro terapi (Elektrikli Tedavi Yöntemi) için geliştirilen yüksek derecede bir frekans aletinin kullanımı hakkında bir gösteriyi izlemek fırsatını elde etmişti. Elektrotlar ile incelenen süje' nin (denek) derisi arasında bir ışık parıltısının ortaya çıkışının farkına vardı ve gözlemlemiş olduğu bu ışık kitlesinin fotoğrafının çekilip çekilemeyeceğini merak ederek işe başladı. Bir fotoğraf camı kullanma vasıtasıyla yürütülen ilk deneylerde ilginç bir görüntü ile karşılaştı; şekil olarak parmakların enerji kitlesini izleyen bir nevi parlaklık elde etti. Bu neticenin neyi anlattığı henüz belli olmamasına rağmen Semyon Kirlian yılmadı ve karısı Valentina Kirlian ile beraber çalışarak adeta bir deneyler dizisi geliştirdi. Bu deneylerin sonucunda da varlığı kanıtlanan olguya aura, enerji kitlesi veya bilim adamlarınca, biyoplazmik beden, korona (hale) deşarjı gibi çeşitli adlar verildi. A-U-R-A'nın Yapısı Nasıldır?Her canlı varlık üzerinde, fizik bedeni çevreleyerek tamamen içine alan renkli ışıklardan oluşan biçimli,bir enerji akımı yaratan bir yapıya sahiptir;Transplantlar sayesinde birbirlerine bağlıdırlar. Ruhsal, zihinsel ve eterik olmak üzere üç temel aura mevcuttur. Renkli ve şekilli olan aurayı ancak duru görü yeteneği olan üstatlar görebilirler.Hasta olan kişinin aurasını görmenin üç temel yolu mevcuttur; şifacı olan kişinin aura görme yeteneğini geliştirebilmesi yoluyla kazanılan aura görme, aurayı avuçlarında hissedebilme, aurayı duru görü yoluyla görme şeklindedir.Psikolojik (ruhsal) Aura, prana' nın en yüksek derecede frekanslarını içinde barındırmaktadır. Fakat prana aynı anda zihinsel alan enerjisine dönüştürülebilir, bu enerji formu zihinsel aura da görülmektedir. Diğer taraftan farklı enerjiler; çok daha değişime uğrayarak eterik alan enerjisine dönüşür ve duygularımıza hükmedicidir. Bu enerji ise fizik bedenden gelen enerjiye dahil olmak üzere eterik alan aurası sınırları dahilinde korunmaktadır. Fizik bedenin en uzağında yer alan auraya psikolojik (ruhsal) aura denir. Bunun yarıçapı sağlıklı olan kişilerde sekiz metreyi bulmaktadır. Zihin bedenden gelen aura ise psikolojik (ruhsal) auranın içinde yer almaktadır. İnsanların zihin durumunu yaratan, öz deriye yapışık zar biçimindedir ki bu aura sağlıklı kişilerde iki buçuk metreyi bulmaktadır. İnsanların duygu ve fizik sağlığını, beyin mekanizmasını yansıtan son auranın adı eterik auradır. Bu da fizik bedenden aşağı yukarı yirmi santimetre kadar bir mesafeyi kapsamaktadır.Şifacılar ilk önce eterik ( sağlık aurası) aura ile ilgilenerek işe başlarlar. Çünkü hastalıklar gerek eterik beden üzerinde, gerekse fiziksel beden üzerinde yer almış olsun, o sübtil enerji sistemini bozarak; sağlıklı olan frekansları, sağlıksız olan frekanslara, kuvvet alanı oluşturmak suretiyle dönüştürmektedir. Frekans üzerinde gerçekleşen bu değişim, hasta olan kişinin eterik alan aurasında renk değişimi meydana getirmektedir. Bu renk şifacının görmek istediğidir. Gözlenen renkler neticesinde teşhisini gerçekleştirmektedir. Aura’ nın renkleri ve özellikleri şifacı olan kişiye, hastalığın oluşumunu, ağırlık derecesini fark ettirerek hasta olan kişinin sağlığını ve dengesini tekrardan kazanabilmesi için ihtiyacı olan enerjinin türünü saptamaktadır. Sonra da şifacı olan kişi, ihtiyaç duyulan şifa enerjisini hasta olan kişiye uygun olan renk kanalıyla projekte etmektedir. Çift eterik alandan gelen aura ise dışsal ve içsel parçalardan oluşmuş bir kapsama alanına sahiptir. Genellikle oval biçimdedir, şişkin bir yapıya sahiptir. Dışsal kısmı değişken, içsel kısmı yapı itibariyle sabit görünümlüdür. Narin bir yapıda, zar tabakası halinde ve organize bir işleyiş sergileyen bu aura, aura'ların ara katmanlarını tutucu özellik taşır. Işık bağlantısı, sızıntılar ( aura yırtık ve kırıkları), enerji vampirliği, aura kirliliği bu katmanlarda gözlemlenir. Yüzeyi dokuz ila on santim arasında değişkendir. Kuvvet Devresi Nasıl Olur?Auranın yedi enerji bedenden meydana geldiği bilinmektedir. Bunlar; 1. Fiziksel beden. 2. Pranik beden. 3. Duygusal beden. 4. Zihinsel beden. 5. Astral beden. 6.Eterik beden. 7. Kozal beden' dir.Işık bağlantısı, sızıntılar ( aura yırtık ve kırıkları), enerji vampirliği, aura kirliliğinin gözlemlendiği çift eterik alanda yaşanan tüm bu durumlar kuvvet devresi ile gerçekleşir. Aura' nın enerji akışını etkileyen ve aura üzerinde pek çok kargaşalara neden olan evrensel etkiye kuvvet devresi ismi verilir. İçsel ve dışsal kuvvet devreleri olmak üzere kuvvet devresinin ikiye ayrılması söz konusudur. İçsel enerji devrelerine Chakra, dışsal enerji devrelerine de evrensel enerji etkisi denir. İçsel enerji devreleri de; aura gibi yedi temel merkez üzerinde kuruludur. Ancak Aura dışımızı saran katmanlardır, Chakra bölgeleri ise bedenimizin içinde yer alırlar. Bunlar; 1. Temel (kök) Chakra, 2. Üçüncü göz Chakra, 3. Boğaz Chakra, 4. Kalp Chakra, 5.Göbek Chakra, 6. Cinsel Chakra, 7.Tepe Chakra'dır. Dışsal enerji devreleri ise; evrende bulunan her türlü enerjiyi aura ve beden üzerine rahatlıkla çekebilecek bir alandır. Bunları süptil bedenler kanalı ile alırız ki bu beden fizikle tamamen iç içe geçebilme özelliğine sahip onu çepeçevre kavrayan enerji bantları ile oluşur. Bu katmanlarda aura gibi yedi adettir. 1. Öz, 2.Astral, 3.Mantal, 4.Budik, 5.Atmik, 6. Monad, 7. İlahi' dir ki şuur oluştuğu andan itibaren etki almaya başlarlar. Duygusal ve Zihinsel A-U-R-A Nedir?İnsanoğlu doğası gereği zihinsel ve duygusal özelliklere sahiptir. Duygu bedenimizin yoğunlaşması halinde astral yolculuk yapabileceğimiz gibi zihin bedenimizin yoğunlaşması halinde başta sinir sistemi olmak üzere bedensel rahatsızlıklarda artış gözlemleyebiliriz. İnsan anatomide canlılar içerisinde müthiş bir sistem işleyişine sahiptir. İnsan bedeninin duygu ve zihin yönleri birleştiği takdirde bedene fiziki olarak rahatlama ve bunu ruhumuza yansıtma suretiyle bir bütünleşmeyi oluştururuz. Bu duygu ve zihin esaslı bir bütünleşmedir. Arzularımız, talep ve isteklerimiz duygu yoğunluğunu arttırıcı unsurlardır, fizik beden ötesi eterik bedene hakim olup astral çıkışlar gerçekleştirilir. Ancak bilinçsiz bir çıkışın sonuçları ışık maddesinin aşırılığına ve hatta bedenin ışık haline dönüşümüne neden olur. Bilinçli bir çıkışta ise çıkışın her aşamasını rahatlıkla gözlemler ve hatırlarız. Bilinçli yada bilinçsiz düşünce yoğunluğu ise ışık partiküllerinin fiziksel beden üzerinde etkileşimine sebebiyet vermektedir. Duru görü yeteneğine sahip üstatlar aura renkleri olarak ta bu etkileşimin hangi bölgeyi nasıl etkilediğini, ışık renklerinden oluşan atmosfer aracılığıyla gözlemlerler. Özellikle şifa çalışmalarında bu atmosfer göz önüne alınmak suretiyle rahatsız bölgelerin teşhisini bulmaktadırlar. Hatta bilinçaltında bulunan geçmişimize dair kalıntılar bile bu teknik temel alınmak suretiyle temizlenir. Bir de insanların gözlemlediği sembolik geçmiş görüntüler vardır ki bu uzun eğitim gerektiren sembolizm üstatlarının yardımı ile kalıpları kırma konusunda kullanılır. Bu temel de gene ışık atmosferde saklıdır. Zihin ve duygunun bedenden sonraki etkileşim alanı ruhumuza hitap eder, kozmik kutuplaşmalar ve evrensel enerji etkileri yin - yang biçiminde yani negatif ve pozitif enerji şeklinde gözlemlenir. Evrenin pek çok enerjisinin etkisinde kalan bu alan zihin ve duygu auralarının pozitif etkisi ile dengede kalmayı başarır. Aksi taktirde şuur etkileri yoğunlaşır, arınmışlığımızı kaybederiz ve evrenin yoğun etkileşimi içinde hayata dair bir uzaklaşma yaşarız. Spritüel algılar yoğunlaşır ve dünyasal beden bunu taşıyamayacak kadar zor durumlara düşer. Evrensel hakimiyetler dünyevi beden üzerinde oldukça büyük sorunlara neden olabilirler ki bunların başında sorumluluk gelir. Kaldıramayacağımız kadar çok sorumluluk, karmik hızlanışlar, evrensel hakimiyetle hareket etmeye dönüşür. Dışsal ve içsel tepkiler düşünce biçimimizi ister istemez etkileyecektir. Kontrol ve konsantrasyonumuzu tamamen yitirebiliriz. Kısacası bütünü ele alan ve onun değerini anlatan bu bölümde beden, zihin, ruh ve duygu kombinasyonunun birbirini nasıl etkilediğini gözlemledik. Duygusal ve zihinsel olan ayrışımının mümkünatı olmayan bu auraları son derece dengede tutmayı sezgilerimizin yardımını da bu denge esnasında tamamlayıcı etken olarak gözlemlemeyi bilmeliyiz. Evrenin ışık atmosferi içinde yer alan bedenimizin de enerji'den oluştuğunun bilincinde olmalıyız. Soyut ve somut arasındaki ilişki ayrılmaz birer parçadır. Kozmogoni' den bu yana kurulu olan düzende bizler de birer enerjiyiz. Bu değerin farkındalığını yaşamamız gerekmektedir. A-U-R-AGörünüşünü Geliştirmek Nasıl Yapılır?Aura görüşünü geliştirmenin pek çok tekniği vardır; Bunları şöyle sıralayabiliriz, aurayı dokunmak suretiyle algılar ve okuyabiliriz, aurayı Kirlian yöntemi ile fotoğraflayarak gözlemleyebiliriz, aura gözlükleri ile görebiliriz, sezgilerimizle algılayabiliriz, vizyon tekniği ile gözlemleriz, sarkaç ile tespit edebiliriz, aura titreşimini algılayarak gözlemleriz, alansal etkileşiminden gözlemleyebiliriz, radyestezi çubukları ile gözlemleriz, psişik enerji kanalıyla gözlemleriz, ritüel yoluyla gözlemleriz, fiziki olarak gözlemleriz, enerjetik etkileşim cihazları ile gözlemleyebiliriz ve bunlar gibi geliştirilmiş pek çok teknikten yararlanabiliriz. Bu görüş biçimlerini, duru görü yetisine sahip kişiler, üstat olan kişiler, şifacılar uygulayabilirler. Son derece sabır ve özen gerektiren bu çalışma teknikleri, beden katmanları, içsel ve dışsal devreler hakkında son derece sağlıklı bilgilere ulaşmamızı sağlar ve fizik bedenin sağlık problem teşhisinde de bu tekniklerden yararlanılır. Geniş bir alan kapasitesi olan aura tüm beden katmanlarında tek tek gözlemlenmek suretiyle bize yol göstericidir. Uzun vadeli ve sabır gerektiren bu tekniklerin her biri bir yörünge işleyişine sahiptirler. Evrenin bütünlüğü içerisinde çalışan bu işleyiş; Kozmogoni'den bu yana tüm insanoğlunun merakını oluşturmuştur. Enerjisel çalışmaların temelini oluşturacak kadar eski olan yöntemlerde bu tekniklerin içerisinde yer almaktadır. Grup olarak yapılan çalışmalar genellikle şifacıların tercih ettiği tekniklerdir. İnsanın enerji bedeni (aurası) sürekli olarak, evrensel enerjiden beslenir. Bu enerjiyi en iyi bir şekilde almak ve kendi gelişimi için kullanmak insanın kendi elindedir. İnsanın enerji bedeni, aurası, insanın içinde bulunduğu ruhsal duruma (duygu ve düşüncelerinin kalitesine) göre değişik renkler alır. Bu renkler aracılığıyla da auranın gözlemlenmesi geliştirilir. Canlı yada cansız her şeye hakim olan aura etki ve tepki konusunda da hakimiyete sahiptir, negatif ve pozitif enerjilerin işleyişinde muhteşem bir frekans etkisine sahiptir. Kozmogoni' den bu yana; Hindistan'da yaklaşık 5000 küsur yıllık bir geçmişe sahip Yoga, "Prana" adı verilen evrensel bir enerjiden bahseder. Her uygarlık farklı isim verse de genel olarak bilinen ve kullanılan, Prana denilen yaşama dair kozmik enerji canlı yada cansız ayrımı yapmadan her şekilde evrende işleyişe sahiptir. Bu pek çok teknikle gözlemlenen aura, kişi veya nesnenin o zamandaki ruhsal ve maddesel durumunun yansıtıcı özellik taşıdığından değişken özelliğe sahiptir; alanı değişir, rengi değişir, etkisi değişir, frekansı değişir, ölçümü değişir, tüm bu nedenlerden ve de beden katmanlarımızdan dolayı bir kişinin aurası şu yada bu renktir diye sabitlemek doğru değildir. Ancak uzman olmayan, konu hakkında bilinçsiz çalışan kişilerin kullandığı bu sabit aura rengi hakkında her bireyin daha bilinçli davranması gerekmektedir. Meditasyon yapmak dengede kalmamızı sağlayıcı ve bu çalışmalara tamamlayıcı, aura görmeyi geliştirici unsurlardan bir tanesidir denilebilir.A-U-R-A Nasıl Görülür?Aura; 1. Fiziksel beden. 2. Pranik beden. 3. Duygusal beden. 4. Zihinsel beden. 5. Astral beden. 6.Eterik beden. 7. Kozal beden üzerinde, 1. Temel (kök) Chakra, 2. Üçüncü göz Chakra, 3. Boğaz Chakra, 4. Kalp Chakra, 5.Göbek Chakra, 6. Cinsel Chakra, 7.Tepe Chakra merkezleri üzerinde, 1. Öz, 2.Astral, 3.Mantal, 4.Budik, 5.Atmik, 6. Monad, 7. İlahi alanların üzerinde görülmektedir. Ayrıca tüm canlı ve cansızlar üzerinde de görebiliriz. Görme çalışması tüm teknikler için geçerlidir ki sadece o anki durumu ile gözlemlenirKirlian fotoğrafçılığı o anki durumun fotoğrafını bize sunar. İnsan,hayvan,bitki ve nesneleri fotoğraf çekmek suretiyle gözlemleriz. Aura gözlükleri ile görebiliriz. Boya çözeltileri içeren özel yapım gözlük, vücuttan dışarı yayılan ışık kaynağı olan aurayı anı anına rahatlıkla gözlemler. Aurayı vizyon tekniği ile gözlemleriz. Meditasyon yapmak suretiyle o an beynimizi tamamen boşaltarak, sadece bedenimizi göz önüne getirerek vizyonu anlık aura renkleri olarak gözlemleyebiliriz. Aurayı sarkaç ile tespit edebiliriz, renkli sıkala ve sarkaç kullanılarak yapılan çalışmada her katman için sırayla sarkaca sorarak, gidiş yönü ve durduğu renk olarak o anki aura durumunu gözlemleyebiliriz. Radyestezi çubukları ile gözlemleriz, aynı sarkaç işlemi çubuk aracılığı ile yapılır gene aynı işlemle aurayı, enerjetik etkileşim cihazları ile gözlemleyebilirizAurayı kısa süreli ama fiziki olarak gözlemleriz, genellikle bunu göz yanılgısı olarak algılasak ta gerçekte net olarak her nesne yada kişi etrafına sabit bakacağımız çalışma ile görürüz.A-U-R-A Nasıl Hissedilir ?Aura görme tekniklerinde sezgilerimizle algılayabiliriz demiştik, sezgileri kuvvetli olan arınmış bir insan iç sesine kulak verir ve sadece görmek istediği aura hakkında yoğunlaşır, böylelikle sabırlı olması sonucu sezgilerine güven duyarak doğru tespitlerde bulunabilmektedir. Aura titreşimini algılayarak gözlemleriz demiştik, El frekansımızı kanalize etmek ve aura alanına yaklaşıp alan ile bütünleşmek suretiyle yoğun titreşimler alırız ve alanın ne kadar genişlikte olduğunu frekans yardımı ile bulabiliriz. Alansal etkileşiminden gözlemleyebiliriz. Gene alan ölçümünü kanalize olmak şartıyla yapmamız mümkündür. Bunun için bedeni serbest bırakarak sadece frekans etkilerini bedenimiz üzerinde hissederek yapabiliriz. Psişik enerji kanalıyla gözlemleriz fakat bu çalışmayı yalnızca psişik korunma bilincinde olan kişiler yapmaktadırlar. Oldukça riskli ama net sonuçlar alınan bu çalışma bu alanda uzman birisi tarafından yapılabilir. Son derece pozitif olarak kanala bağlanma yetisine sahip olan arınmış kişi bu kanalda kendinin ve başkalarının auralarını ayırtabilecek kadar bilgili olmalıdır. Algılar açık olduğundan evrenden pek çok enerji alınır ve bunun içinden insan kendi ve başkasının enerjisini ayırmak için oldukça uzun süreli bir çalışmaya girer. Bu çalışmada Auraları tek tek seçer, alanlarını belirler, kırık,yırtık tespiti yapar, enerji vampirliğinin etkilerini temizler, aurayı arındırır ve korunma kalkanına sarmak suretiyle bırakır. Ritüel yoluyla gözlemleriz, en sık rastlanan bir metottur. Ritüel şöyle yapılır. Bir başka kişi için uygulanan bu çalışmada uygulayıcı kişinin alfa - teta dalgaları seviyesinde bulunması gerekmektedir ki bunun için ön bilgi sahibi olması gerekir. Önce kendi Chakra merkezlerini sonra aura tespiti yapacağı kişinin Chakra merkezlerini arındırmalıdır. Bu arındırma nefes tekniği ile olabileceği gibi Chakra meditasyonu ile de yapılabilir. Tüm Chakralar dengelendikten sonra, uygulamanın yapılacağı mekan arındırılmalıdır. Loş bir oda tercih edilmeli hatta aydınlık alan yerler ( cam v.s) koyu renk kumaş yada kartonla kaplanmalıdır. Odada meditasyon müziği çalınmalı, tütsü yakılmalıdır. Karşılıklı oturulmalıdır. İlk önce enerji frekansı ile aura genişliği tespit edilmelidir. Ve uygulayıcı kişi, alan olarak kişinin başından tespit yapmaya başlamalıdır. Ellerle aura yavaşça tepeden ayağa kadar taranmalıdır. En kolay tespit açılım noktası baş bölgesidir. Sırayla tüm beden ayaklara kadar gözlemlenmelidir. İşte en önemli kısım ise Aura alanlarını sırayla gözlemleyebilmektir. Çünkü katmanları belirleyen uygulayıcı renkleri ayırmakta kolaylık yaşar. Son olarak aura alanları birbirine girdiği için iyice ayırıp, iki tarafında aurasını korumaya almak gerekmektedir. Eğer tek kendinizinkini görmek isterseniz bu çalışmayı ayna karşısına geçerek de yapabilirsiniz. Enerji Modelleri Nelerdir?Aura; Beden alanları:1. Fiziksel beden. 2. Pranik beden. 3. Duygusal beden. 4. Zihinsel beden. 5. Astral beden. 6.Eterik beden. 7. Kozal beden üzerinde, Chakra alanları:1. Temel (kök) Chakra, 2. Üçüncü göz Chakra, 3. Boğaz Chakra, 4. Kalp Chakra, 5.Göbek Chakra, 6. Cinsel Chakra, 7.Tepe Chakra merkezleri üzerinde, Dış enerji alanları:1. Öz, 2.Astral, 3.Mantal, 4.Budik, 5.Atmik, 6. Monad, 7. İlahi alanların üzerinde görülmektedir. Her alanın bir enerji modeli vardır. Beden alanlarının enerji modelini şöyle tarif etmek mümkündür, elektriklenme yaşadığımız bir olay, hani okul dönemlerimizde yaptığımız bir deney vardı bilmem hatırlar mısınız? Önce bir kalemi elimize alıp kazağımıza sürtüştürür sonra hemen bir kağıt parçasının üzerine tutarsak kalemin kağıdı çektiğini gözlemleme olanağı bulurduk, buna elektriklenmenin en basit ama en somut örneği diyebiliriz. Toplum içinde yaşarken pek çok insan beden katmanları vasıtasıyla bunu gerçekleştirip auralarından parçacıkları birbirleri üzerinde bırakırlar. Bunu fark etmemek mümkün değil, işte bir deney daha; Hiç nedensiz yere sıkıldığımız yada ilk defa gördüğümüz birisini yıllardır tanıyormuş hissine kapıldığımız olmadı mı. İşte dikkatle günümüzde yaşadıklarımızı takip edersek bunlarla karşılaşırız. Peki bu nedir? Enerji alanları vasıtasıyla auraların birbirine karışması olayıdır. Yani her birey her canlı ve cansız üzerine aura parçasını bırakır. İşte cansız olana örnek bir mekandasınız ve sizden önce nasıl birinin o an sizin oturduğunuz yerde oturduğunu bilmeden oturdunuz. O kişide son derece sorunlu biriydi, eh işte aura parçası size geçer geçmez böylesine nedensiz sıkıntı yaşarsınız. Peki ya hiç tanımadığınız birisi yada ilk tanıştığınız birisinin yakınlığı onu da şöyle açıklamalıyım, aura alanlarınız hemen kaynaşır ve oldukça uyum sağlar böylelikle size o kişi oldukça yakın gelecektir. Bir de Chakra enerji alanları vardır ki burada yaşanan yetersizlik yada dengesizlik sağlık sorunu olarak kişi bedeninde gözlemlenir. Dışsal etkilere karşı hemen açık olan bu bölgeleri son derece dengede tutup korunma altına almalıyız. Çünkü herhangi bir Chakra bölgesinin etkilenmesi diğerlerini de etkiler. Daha büyük problemler doğmasına neden olabilir. Aurik İşgaller Nasıl Saptanır?Aurik işgal siz farkında olmadan gün boyu bu işgale uğramaktasınız. Önce bu Aurik işgal nasıl hissedilir onu inceleyelim; Bir partner ile yapacağınız basit deney. Aura alanı hissi ile işe başlanmalıdır. Karşılıklı olarak ayakta durmalısınız ve her iki taraf gözlerini kapatmalıdır. Böylece oldukça yoğun bu hissi daha ilk denemenizde yaşayacaksınız. Bir kişi sabit dururken diğer kişi baş üzerinden başlamak suretiyle bedeni ortadan ikiye ayrılmış gibi düşünmelidir. Beden üzerinde, ortadan ayrılma düşüncesinin eylemi ellerimizle başlar ve iki elle bedenin sağ ve solundan yavaş yavaş aurayı hissederek ayak uçlarımıza kadar inilmelidir. Bu işlemi yapan uygulayıcı, kendi elleri ve bedeninde bunu yoğun olarak hisseder yani sabit duranın aurasıyla bütünleşmiştir. Hem de sabit duran aura alanına girildiğini çok yoğun olarak algılar ve hisseder. Artık eylemi yapan sabit duranın aurasını işgal etmiştir. Aynı işlemde partnerler yer değiştirerek çalışmayı pratik yapabilir. İşte bütün gün toplum içinde her yanından geçtiğimiz canlı her yaklaştığımız cansız nesne üzerinden deneydekine benzer ama çok daha hızlı biçimde aura işgalleri hem yapar, hem aura işgallerine maruz kalırız. Aurik işgalden arınma tekniği;Tüm vücut etrafını baştan aşağıya kadar ellerimizle kavramak suretiyle temizlemeli ve topraklamalıyız, şayet topraklama yapacağımız bir mekan yoksa boş bir duvara ellerimiz kanalıyla enerjiyi aktarmalıyız. Baştan aşağı kadar temizleme işlemi bedenimizi ortadan ikiye ayrılmış gibi düşünmemizle başlar ve iki elle bedenin sağ ve solundan yavaş yavaş aurayı hissederek ayak uçlarımıza kadar inmeli ve topraklamalıyız bu işlem en az üç defa tekrarlanmalıdır. Bu pratik yöntem aura üzerine yerleşen başkalarının auralarından arınmamızı sağlayacak ve oldukça rahatlatacak bir tekniktir. Bu temizleme işlemini çevremizdeki kişilere de kolaylıkla uygulayabiliriz. Bir pratik teknik ise otururken ayaklarımızı çapraz tutmak, kollarımızı bağlamak suretiyle daha az etki alabileceğimiz çalışmadır. Bu pratik teknik sadece dıştan gelen negatif etkilere karşı kısa süreli tutma özelliği olan bir tekniktir. Bu eylem sırasında kendi enerjimizi bedenimizin içinde devinim yaptırmamız gerekmektedir. Ama her ne kadar bu pratiği gün içerisinde yapsak bile mutlaka Aurik işgalden arınma tekniğini her gün en az bir kere bedenimize uygulamalıyız. Bir diğer yöntem gün boyunca negatif enerji toplayıcı olan kristal kullanmak olabilir. Ama kristal taş her gün temizlenmelidir. Ve üzerine gün boyu negatif aldığı için kullanıcı kişiden başkası dokunduğunda negatifi dokunan kişiye aktarır. Çok bilinçli kullanım gerektirir.En sağlıklısı Aurik işgalden arınmak için aura temizleme tekniğini her gün uygulamaktır. Hatta ihtiyaç duyan çevremizdeki kişiler varsa hem kendimize hem karşımızdakine bu tekniği uygulamak son derece yararlıdır. Aura'yı Görmeyi Nasıl Öğreniriz?Aura' yı görmenin pek çok tekniği olduğunu belirtmiştik. Aura görme tekniklerinden fiziki olarak gözlem metodundan bu bölümde yararlanabiliriz, aura insan bedeninde gözlemleneceği gibi cansız yada canlı her şeyde görme çalışması uygulamak mümkündür.Cansız nesnelerde aura görme çalışması; İyi bir konsantrasyon, sabır, sessiz ve loş bir ortam ile işleme başlayabilirsiniz. Cansız nesnenin ilk eylemimizdeki başarımız için seçimi, nesnenin çok küçük olmaması ve renginin koyu olması temel kuralı içerir. Sadece ortamımızı ayarlayıp, nesnemizi belirledikten sonra iyice nesne üzerine, etrafına konsantre olmalıyız. Sabit seçilen bir nokta ile başlanır, buradaki sisli, fulü görünüm ilk önce hepimize göz yanılgısı olarak gelir hatta dikkat dağınıklığı bile yaşanabilir. İşlemi tekrar deneyerek o görünümü yakalamalıyız. Sıra görünen görüntünün üzerinde odaklanmaya gelir yavaşça etrafını takip etmeliyiz. Ve nereye kadar uzantısı olduğunu, bu alanın nesneyi ne kadar mesafede sardığını konsantrasyon ile takip etmeye gelir. Nesne üzerinde bir nokta yada onu tamamen saran bu görüntü birkaç nokta üzerinde değişik alan açılımında ve şeklinde olacağı gibi renkli olarak ta görünebilir. Aynı işlemi değişik biçimli nesneler üzerinde ama aynı mekanda ilk denemeler olarak uygulayabilirsiniz. Bu pratik teknikle çalışmak canlılarla çalışmaktan çok daha kolaydır. Çünkü cansız nesnelerin aurayı değiştirme özelliği yoktur. Canlılarla aura görme çalışması; Hayvan, bitki ve insan üzerinde yapılır. Süje' nin fizik bedenine dokunulmamalıdır. Sıralamada en kolay başlangıç bitkilerdir. Bitkinin koyu renkli, geniş yapraklı olanını tercih etmekte yarar vardır. Bitki üzerine, geniş yaprakların etrafına konsantre olmalıyız. Sabit seçilen bir nokta ile başlanır, buradaki sisli, fulü görünüm yakalanmalıdır. Sıra görünen görüntünün üzerinde odaklanmaya gelir sabırla etrafını takip etmeliyiz. Ve nereye kadar uzantısı olduğunu, bu alanın bitki yaprağını ne kadar mesafede sardığını iyi bir konsantrasyon ile takip etmeye gelir. Bitki üzerinde yaprak etrafında açılımında berrak yada mat olacağı gibi renkli olarak ta görünebilir. Aynı işlemi değişik ebatlı yapraksı bitkiler üzerinde ilk denemeler olarak uygulayabilirsiniz. İkinci sıralamada hayvanlar gelmektedir. Ancak ilk denemeleri kendinize yakın bulduğunuz bir koyu renkli hayvan üzerinde yapmanızda yarar vardır. Çünkü hayvanı belli bir odada tutmanız gerekecektir. Fazla hareketli bir hayvan seçtiyseniz biraz zorlanmanız mümkündür bunun için uyku esnası en uygun zamandır. Hayvan üzerine, baş, eller veya ayaklar etrafına konsantre olmalıyız. Sabit seçilen bir nokta ile başlanır, buradaki sisli, fulü görünüm yakalanmalıdır. Sıra görünen görüntünün üzerinde odaklanmaya gelir çevresini iyice takip etmeliyiz. Ve nereye kadar uzantısı olduğunu, bu alanın hayvanımızı ne kadar mesafede sardığını iyi bir konsantrasyon ile takip etmeye gelir. Hayvan üzerinde seçilen bölgenin görünümü berrak yada mat olacağı gibi renkli olarak ta görünebilir. Aynı işlemi değişik hayvanlar üzerinde ilk denemeler olarak uygulayabilirsiniz. Son olarak insanlar üzerindeki aura görme çalışmasını açıklayalım, fizik bedene temas olmadan odaklanmak, loş ve sessiz ortamda bulunmak temel kuraldır. Diğer canlıların çalışmasındaki gibi, odaklanma ve sabır gereklidir. Baş, el yada ayak üzerinde tene odaklanma söz konusudur. İlk birkaç denemeden sonra daha berrak, daha canlı ve renkli görünüm elde ederiz. Tanıdıklarınızdan işe başlamak enerji uyumundan dolayı çok daha kolay netice almanızı sağlayacaktır. Spiral Kartlarla Nasıl Çalışılır?Göz kaslarımızı kuvvetlendirmek, konsantrasyonumuzu arttırmak ve algılarımızı açmak için spiral biçimde olan renkli kartlarla yapılan bu çalışmayı evimizde kolaylıkla uygulayabiliriz. Aura renklerinin temel alındığı ve bizimde eklemek istediğimiz renkleri katacağımız bu kart çalışması aracılığıyla, minimum bir aylık süreçte Aura çalışmamızı daha kolay yapmamız söz konusu olacaktır. Aura renkleri kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, menekşe, kahverengi, siyah, gri, beyaz temel olmak üzere eklenebilecek pek çok renkle bu çalışma yapılabilir. Kartlar isminden de anlaşılacağı gibi spiral biçimde kesilmek suretiyle tercihen kartondan yapılır. Hazırlamış olduğumuz kartların ölçüsü yaklaşık bir karışımızın ölçüsüne eş değer karton üzerinde sekiz defa dıştan içe keseceğimiz spiral şeklinde olmalıdır. Çalışmanın başlangıcında kare kesim karton üzerine karton ile aynı renkte kalemle spiral çizip çalışmak daha sonraki çalışmaların başlangıcı olup bir hafta sonra kartonuna verilen spiral kesim ile çalışmayı kolaylaştıracaktır. Duvara yapıştırılan kartonlar yan yana birer kartonluk ölçü boşluğu bırakılmak sureti ile yerleştirilmelidir. Her gün aynı saatte yapacağımız çalışma enerji akışını ve adaptasyonu kolaylaştıracaktır. Odanın her geçen hafta daha loş olmasına özen gösterin hatta son hafta mümkünse mum ile odayı aydınlatarak çalışabilirsiniz. Bir ay sonunda bu çalışmanın neticesini gözlemlemek için hemen ilk uygulamanızı başlatabilirsiniz, nesneler, bitkiler, hayvanlar ve insanlar sıralaması içinde birer aylık değişken uygulamalar yapabilirsiniz. İlk önce mekanınızdaki alışık olduğunuz cansız nesneleri deneyin, daha sonra sevdiğiniz ve adaptasyonu kolay bir bitki denemesine geçmeyi denemelisiniz, hayvanlar içinde kolay adapte olacağınız ve sevdiğiniz bir hayvanı seçmelisiniz ve son olarak insanların seçiminde de en yakın ailenizden birileri yada yakın arkadaşlar üzerinde bunu deneyebilirsiniz. Evet bir aylık kart çalışmanızdan sonra, bir ay nesne çalışması, bir ay bitki çalışması, bir ay hayvan çalışması ve bir ay çevremizdeki yakın insanlarla yapılan çalışma bitiminde ilk tanıştıklarınız ve hiç tanımadığınız insanlara bu çalışmanızı uygulayabilirsiniz. Bu arada aura renklerini yavaş yavaş gözlemlemiş olabilirsiniz. Aura renklerine daha yoğun bir konsantrasyon göstermek suretiyle kolayca gözlemleme ve takip etme şansınız başlayacaktır. Beden alanları:1. Fiziksel beden. 2. Pranik beden. 3. Duygusal beden. 4. Zihinsel beden. 5. Astral beden. 6.Eterik beden. 7. Kozal beden üzerinde, Chakra alanları:1. Temel (kök) Chakra, 2. Üçüncü göz Chakra, 3. Boğaz Chakra, 4. Kalp Chakra, 5.Göbek Chakra, 6. Cinsel Chakra, 7.Tepe Chakra merkezleri üzerinde, Dış enerji alanları:1. Öz, 2.Astral, 3.Mantal, 4.Budik, 5.Atmik, 6. Monad, 7. İlahi alanların üzerinde görülen, Aura renklerini mat yada berrak olarak her bir katmanı ise ayrı ayrı seçecek duruma gelmek bol pratik ve egzersiz yapmanız ile gerçekleşecektir. Toplamı yirmi bir adet katman ve pek çok açıklı koyulu, renklerden oluşan aura sağlığımızın habercisi, psikolojimizin, duygularımızın ve çevremizin etkisi ile değişiklik sergileyecektir. Tek ve sabit renkli bir auradan söz etmek mümkün değildir. Aura Renk Netliği Kart Çalışması Nedir?Bu çalışma son derece zevkli bir o kadarda kolaydır, çalışmanın amacı renklere iyice adapta olmak ve renk algımızı geliştirmek amaçlıdır ki bu çalışmayı bitirdikten sonra sadece loş ortamlarda aura üzerinde çalışmaktan kurulup gündüz vakti güneş ışığında bile auralar hakkında bilgi edinmemizi kolaylaştıracaktır. Aura renkleri kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, menekşe, kahverengi, siyah, gri, beyaz temel olmak üzere eklenebilecek pek çok renkle bu çalışma yapılabilir. Gene kare biçiminde kesilmiş renkli kartonlar kullanacağımız bu çalışma maksimum bir ay sürelidir. Her kestiğimiz kareyi aynı ölçüde boşluk bırakmak suretiyle duvarımıza yan yana yerleştirelim ve alt sırasına bir karelik boşluk bırakarak şeffaf jelatin kağıdı yerleştirelim ama renkli ve şeffaf karelerimizin alt alta gelmesine ve bir karelik boşluk bırakmaya özen göstermeliyiz. Her bir renkli kareye bakmak için üç en fazla beş dakikanızı harcayacaksınız. Renkli kareleri iyice beyninize yerleştirmeden şeffaf jelatinden oluşan karelere bakmaya geçmemelisiniz. Adaptasyonu iyice bilinçaltınıza yerleştirdikten sonra siyah renkli bir örtüyü renkli karelerin üzerini kapatacak biçimde kapatmalısınız. Şimdi bu örtüye bakın ve renkli karelerin yerlerini, renk tonunu, kapsadığı mesafeyi siyah örtü üzerinde canlandırın. Şimdi şeffaf jelatin karelere geçin ve bu karelere imgesel olarak renkleri yerleştirin. Tam olarak başarılı olduğunuzda örtüyü şeffaf kareleri kapatacak biçime getirin ve renkli karelerde o şeffaflığı görmeye çalışın. Eğer buraya kadarını başarabildiyseniz şimdi siyah örtüyü tüm kareleri kapatacak şekilde yerleştirin hem renkli hem şeffaf olan kareleri hatırlamaya ve yerleştirmeye başlayın ve başarınızın her geçen gün artması için çalışın. Bu çalışma sizin en az bir en çok altı ayınızı alabilir ancak gün ışığında görüşünüz bu çalışma başarınızdan sonra ne kadar kolay hale geldi bunu gözlemleyin. Gün ışığı artık sizi yanıltamaz. Çalışmanızı her gün aynı mekanda yapmalısınız ve her geçen gün çalışma odanızı daha fazla aydınlatmalısınız. Bu sizin gün ışığındaki kontrolünüz,adaptasyon ve başarınızı kolaylaştıracaktır. Bu çalışma sonucunda; Gün ışığı yada gece karanlığının, mekanın yada seçtiğiniz nesne, bitki, hayvan yada insanın artık hiç önemi yoktur. Son derece başarılı görüş kapasitesine artık sahip olacaksınız. Şimdi size tavsiyem nesne içindeki canlı aurasını görme çalışmasıdır. Bu çalışmanın tek kuralı televizyondan izleyeceğiniz canlı yayındaki konuşmacının aurasını görmenizi sağlayacak hayatınıza renk katacak bir özelliğe sahip olmasıdır. Her izleyeceğiniz canlı yayında bu egzersizi uygulamalısınız, maksimum üç ay sonra artık canlı yayındaki kişinin, o ortamdaki nesnelerin aurasını kolaylıkla hemen görecek kadar başarılı bir duruma geleceksiniz. Aura Renkleri ve Astral Karşılığı Nedir?Aura renkleri; günlük hayatta bildiğimiz renklere göre çok daha farklı anlamlar içerir, kişilik anlamı, katman anlamları, sağlık anlamları, astral ifadeleri farklıdır. Bu bölümde astral karşılıkları üzerine açıklamaları bulacaksınız. Temel aura renklerinin açıklamaları aşağıda belirtilmiştir;Kırmızı, Aurada bu rengin bulunması kişisel davranışları kontrol etmekteki zorluğu belirtir. Negatif kişiyi pozitif, pozitif kişiyi negatif davranışlar sergileyecek duruma getirir. Turuncu, Aurada bu rengin bulunması kişisel olarak hayata dair kazalara açıklığı belirtir. Negatif veya pozitif anlamda hızlı hareket değişimleri sonucu kazalarla karşılaşma riski yüksektir. Sarı, Aurada bu rengin bulunması kişisel olarak düşsel kısıtlamalar getiricidir. Her kişisel düşünce alanına etki yapacak değerdedir. Düşsel olarak yaşanan bu kargaşa kişi hayatına yoğun etki yapmaktadır. Yeşil, Aurada bu rengin bulunması kişinin kadersel anlamda negatif kişiyi pozitif, pozitif kişiyi negatif etkiler altına alıp itici eylemler göstermesine sebebiyet verecek ve karşı taraf için anlamsızlığa yol açacaktır. Mavi, Aurada bu rengin bulunması kişinin huzur etkilerinin altında bulunmaktadır. Pozitif kişinin negatif etkileri almasını önlerken, negatif kişinin pozitif etkileşimler almak suretiyle daha yumuşak geçişler yaşamasını sağlayacaktır. Menekşe, Aurada bu rengin bulunması kişinin son derece açık, dürüst davranışlar,i belirgin tavırlar sergilemesini, düşünce kontrolünü ve sezgi gücü ile olumlu sonuçlar kazanmasını gösterir. Kahverengi, Aurada bu rengin bulunması kişinin depresif duygular taşıyan kişilerdir, bu duyguları içsel olarak yoğun yaşarlar ancak birikim taşması sonucu nadiren dışa vurumda bulunabilir, çevrelerine negatif eylemler, beklenmedik hareketler sergileyebilirler. Siyah, Aurada bu rengin bulunması kişinin içsel ve dışsal enerji çatışmaları içinde olduğunu sergilemektedir. Oldukça hassastırlar ve dokunulmazlıkları söz konusudur. Felaket haberlerini onlardan duyabiliriz. Her söyledikleri negatif haber hemen gerçekleşecek derecede güçlüdür.Gri, Aurada bu rengin bulunması kişinin her kişi, olay karşısında nötr olması söz konusudur, eylemleri o kadar anlaşılamaz bir durum sergilerken, bu kişileri anlamak oldukça güçtür, boyutlar arası kolaylıkla geçiş yaşama özelliğine sahiptirler. Beyaz, Aurada bu rengin bulunması kişinin tüm renklerin kaynağı oluşundan da anlaşılacağı gibi son derece bilge bir insan olduğu, arınmış bir kutsallık taşıması söz konusudur. Genellikle peygamberlerde de bu hale şeklinde beyaz ışık olarak resmedilmiştir. Böyle kişilere de zaten nadir rastlanabilir. Nur ışığı ile korunan ruhsal bilgelerdir. Göz Hareket Kartı Nedir?Bu kartlarla çalışmada göz kaslarımızı kuvvetlendirmek ve aura kırık, yırtıklarını tespit etmek amaçlı kartlarla uygulanır. On adet temel aura rengi olduğu için on adet kart kullanılır. Kartların her birinin üzerine birer nokta yerleştirmeliyiz. Ve hazırlamış olduğumuz kartların ölçüsü yaklaşık bir karışımızın ölçüsüne eş değer karton üzerinde ortaya bir adet ve köşelerine sırayla dıştan içe noktalar çizmeliyiz. Bu egzersiz programı toplam üç ay sürelidir. Çalışmanın başlangıcında kare kesim karton üzerine karton ile aynı renkte kalemle nokta koyarak çalışmak bu çalışmayı kolaylaştıracaktır. Duvara yapıştırılan kartonlar yan yana birer kartonluk ölçü boşluğu bırakılmak sureti ile yerleştirilmelidir. Her gün aynı saatte yapacağımız çalışma enerji akışını ve adaptasyonu kolaylaştıracaktır.Bu çalışmada beş dakika sağ gözümüzle ve beş dakika sol gözümüzle bakarak karton üzerindeki noktaya odaklanmalıyız, odanın her geçen hafta daha loş olmasına özen gösterin hatta son hafta mümkünse mum ile odayı aydınlatarak çalışabilirsiniz. Bir ay süreli bu çalışma sona erdiğinde ikinci ayki çalışmada bir ay boyunca her gün odayı daha çok aydınlatma bölümüne geçmeliyiz.Üçüncü ay ise her iki gözümüzle bir gün karanlık, bir gün aydınlık çalışmasını yapmalıyız. Artık aura saptama yeteneğine sahipsiniz. Aura üzerinde renk olarak, şekil olarak, karşılaşacağınız her yırtık ve kırığı bu çalışmadan öğrendiklerinizin vasıtasıyla tespit edebilecek bir yeteneğe sahipsiniz. Netlik olarak her ay çok daha belirgin görüş kapasitesine sahip olacağınız için tespitinizi yapmak sizin için son derece kolay olacaktır. Bu üç aylık çalışmanın peşinden bir ay sadece kendi auranızı fırsat buldukça takip etmelisiniz. Böyle bir çalışmadaki tüm bedeninizi takip için bir aynanın karşısında çalışmayı seçmek işinizi kolaylaştıracaktır. Dört ay sonunda artık her bireyi tespit edebilir, nokta uzantılarından çok kolay çalışma neticelerine ulaşabilirsiniz. Auranın bedenimiz üzerinde nasıl bir hakimiyet sergilediğinin daha fazla bilincine ulaşarak, konsantrasyonun değerini gözlemleyeceksiniz. Gece ve gündüz ışıklarının görüşümüzde ne kadar etkili olduğunu fark edeceksiniz. Sabırla yapılan bu çalışmada artık sizin için mekanın, nesnelerin, bitkilerin, hayvanların, insanların bir önemi yoktur, çünkü her birine çok rahat kanalize olabilirsiniz ve oldukça net veriler elde edebilirsiniz. Beden alanları:1. Fiziksel beden. 2. Pranik beden. 3. Duygusal beden. 4. Zihinsel beden. 5. Astral beden. 6.Eterik beden. 7. Kozal beden üzerinde, Chakra alanları:1. Temel (kök) Chakra, 2. Üçüncü göz Chakra, 3. Boğaz Chakra, 4. Kalp Chakra, 5.Göbek Chakra, 6. Cinsel Chakra, 7.Tepe Chakra merkezleri üzerinde, Dış enerji alanları:1. Öz, 2.Astral, 3.Mantal, 4.Budik, 5.Atmik, 6. Monad, 7. İlahi alanların üzerinde görülen aura kırık ve yırtıklarını teker teker tespit etmeniz içinde bol miktarda pratik yapmanız gerekmektedir. Aura Görmenin Şartları Nelerdir?Aura görmek sanıldığı kadar kolay değildir. Aşağıda belirtilen ritüel çalışması yerine getirildiği takdirde en sağlıklı biçimde aura görmeyi başarabilirsiniz. Beden alanları:1. Fiziksel beden. 2. Pranik beden. 3. Duygusal beden. 4. Zihinsel beden. 5. Astral beden. 6.Eterik beden. 7. Kozal beden üzerinde, Chakra alanları:1. Temel (kök) Chakra, 2. Üçüncü göz Chakra, 3. Boğaz Chakra, 4. Kalp Chakra, 5.Göbek Chakra, 6. Cinsel Chakra, 7.Tepe Chakra merkezleri üzerinde, Dış enerji alanları:1. Öz, 2.Astral, 3.Mantal, 4.Budik, 5.Atmik, 6. Monad, 7. İlahi alanların üzerinde görülen, aura seçimi çok önemlidir. Önce hangi aurayı göreceğimizin bilinci ile işe başlamalıyız. Tekniklerden ise; Kirlian fotoğrafçılığı, aura gözlükleri, vizyon tekniği, sarkaç ile ölçüm, radyestezi çubukları, fiziki gözlem arasından hangisi ile çalışacağımızı belirlemek gerekmektedir. Hatırlarsak bir de hissetme teknikleri vardı. Sezgilerimizle algılayabiliriz, alansal etkileşiminden gözlemleyebiliriz, psişik enerji kanalını kullanabiliriz, ritüel yoluyla gözlemleyebiliriz demiştik. Bunları da göz önünde bulundurarak ilk seçimi görüşümüzü nasıl ve ne üzerine yapacağımızı belirlemek üzere gerçekleştirebiliriz. Bu zorlu seçimin ardından ikinci olarak atacağımız adım ise bu işlemi uygulayacağımız mekanın belirlenmesine gelmektedir. Özellikle beyin dalgalarının yoğunlukta olduğu bir mekandan kaçınılmalıdır. Son derece sade, az kişinin hatta kimsenin bulunmadığı bir mekanın içinde özel bir oda seçilmelidir. Odada dikkat dağıtacak hiçbir nesne bulunmamalı mümkünse boş ve loş olmalıdır. Ritüel için çok hafif bir meditasyon müziği yada klasik bir müzik tercih edilmelidir. Ortamda elektronik cihaz bulundurmayın mümkünse müzik yayını oda dışından yapılsın. Tütsü kullanımı ise uygulanacak olan ritüelin vazgeçilemez bir parçasıdır. Bu seçimi de yapmayı başardıktan ve ortamı ayarladıktan sonraki sıra kimin aurasını göreceğimizin seçimini yapmaya gelir ki ilk denemeyi önce kendi üzerimizde ve ayna karşısında yapmak, aurasına bakacağımız kişinin deneyimini yaşamak için son derece yararlı olacaktır. Ama illaki bir başka kişinin aurasını görmekte kararlı iseniz size yakın birisini tercih ederek işleme başlamanızda yarar olacaktır. Bu seçimlerin en önemli hususlarından bir diğeri ise alkol kullanmamış bir uygulayıcı ve uygulatıcı ile yapılması olacaktır. Enerjisel frekans etkilerini düşürücü özellikte olan alkol işimizi yokuşa sürecektir. Hafif ve rahat kıyafetler seçilmelidir. Ayrıca kişinin gıdasını da hafif olarak almış olması ne aç nede tok olarak böyle bir çalışma yapması gereklidir. Çalışmanın uygulanacağı kişinin baş, el ve ayakları ten olarak durmalı üzerinde takı v.b. bir madde bulunmamalıdır. Tabii mekan içinde de natürel taş bulunmaması tavsiye edilir. Çünkü bu çalışmaya etki yapacak frekans ortamda olmamalıdır. Arınmış olan uygulayıcı ve uygulatıcı arasında mekana girildiği andan itibaren konuşma olmamalıdır. Uygulayıcı aurayı görme işlemini yaparken, uygulatıcı kişi gözleri kapalı olarak sakince ve sabırlı biçimde durmalıdır. Bir iskemle üzerine oturabilir yada yere yatabilir. Uygulayıcı kişi ve uygulatıcı son derece rahat olmalıdır. Uygulayıcı, uygulatıcıya nefes egzersizi yaptırmak suretiyle rahatlamayı sağlamalıdır. Uygulatıcı kişi uygulayıcısına kendini bırakmalı ve güvenmelidir. Bütün bu şartlar yerine getirildiği taktirde aura görme çalışması başlatılabilir. Başkasının Aurasını Görme Şartları Nelerdir?Bu çalışmanın temeli aura görme şartlarında kısaca değinilen bir konuydu şimdi bunu ayrıntılarıyla şöyle açıklayabiliriz.Aura alanının ölçümünün yapılması olukça önemlidir, ayrıca sarkaç ölçümü mutlaka yapılmalı ve uygulayıcı kişi çalışmayı uygulayacağı kişinin içsel enerji alanı olan Chakra bölgelerini dengelemelidir. Psikometri ölçümü için bu çalışmaların önemi oldukça büyüktür. Aurayı taramalı, titreşim frekanslarının saptanması, radyestezi çubuğunun kullanımı ile ortam ve uygulama yapılacak kişinin frekans karşılaştırılması, başka bir kişinin aurasını görmenin şartları içerisinde yer almaktadır. Teknik, mekan ve kişi seçimi bizim temel olarak yapmamız gereken seçimler olduğu için ilk bunları belirlemeliyiz. Ardından aura görmek için seçilen mekanın ölçümü mutlaka yapılmalıdır ki kişi aurası ile karışıklık yaşanmaması için en sağlıklı ve olmazsa olmaz denilecek bir kuraldır. Sarkaç seçimi çok önemli diğer bir kuraldır ki doğal bir taştan yapılmış olması, temizlenmiş olması, yüksek frekans titreşimine sahip olması ve uygulayıcı ile uyumlu olması oldukça önemlidir. Mümkünse sadece bu işlem için kullanılmak üzere programlanmış olması tercih edilmelidir. Psikometri ölçümü için uygulayıcı kişi önce kendini arındırmalıdır. Son derece sabırlı, rahat kıyafet giymiş ve uygulamayı yapacağı kişi ile uyumlu olmalıdır. Meditasyon yapmak her iki taraf içinde son derece rahatlatıcı ve psikolojik dengeleyicidir. Aynı anda yapılan meditasyon zihni boşaltacak ve her iki taraf içinde gevşetici görevi görecektir. Uygulama yapılacak mekanda yapılan meditasyon ortama huzur ve arınmışlık katacaktır. Aura taraması ise kırık ve yırtık olan bölgelerin önceden tespit edilmesi ve aurayı daha sağlıklı görmemiz açısından en sağlıklı başlangıç olacaktır. Ortam, uygulayıcı ve uygulatıcı arasındaki titreşim frekansını dengelemek ve eşleştirmek konsantrasyonu arttıracağı gibi radyestezi çubuklarının yardımı ile de karşılaştırma ve frekans etkilerini kolaylıkla tespit ederek dengelemeyi kolaylaştırmamız mümkündür. Daha sonra aura katmanları ve renkleri, kullanılacak teknik ile uygulama işlemine başlanılabilir. Sizlerinde takdir edeceğiniz gibi, çok da basit olmayan bu çalışmada uygulayıcı, kimseyi ayırt etmemeli, sabrını korumalı, arınmışlığın kurallarını yerine getirmeli, güvenilir olmalı, uzun süreçte bu eğitimi kazanabilmiş olmalı, şartlar ne olursa olsun dürüstlük ilkesinden şaşmamalı, hastalıklar, aura kırık ve yırtık giderme konusunda bilgili olmalı, her canlının değerini bilmeli, sezgileri güçlü olmalı, enerjiler ve canlılar hakkında tam teşekküllü bilgi sahibi olmalı ve son olarak bu bilgeliği doğrultusunda çevresinde yararlı olmayı bir misyonluk edinmiş kişi olmalıdır. Aura görme çalışması özel yetenek gerektirmez, uygulayıcı kişinin özel olması bu çalışma için yeterlidir. Aurik Alan Nasıl Ölçülür?Aurik alanının ölçülmesinde arınmış olmak temel kural olmakla birlikte, ölçüm seçenekleri arasında karar vermiş olmak gereklidir. Radyestezi çubuğu, sarkaç dışında sabır ve denge ritüeli uygulamak gerekmektedir. O zaman öncelikle bu denge ve sabır ritüeli nasıl yapılır bunu açıklayalım. Denge demek negatif ve pozitif olan her şeyle uzlaşmaktır, ayrışma teknikleri ve ayrılma kristalizesi ile denge durumunun sabitlenmesi sağlanmalıdır. Bu ayrışma tekniğini şöyle örnekleyebiliriz; sıvı, katı ve gaz ayrıştırmalarını okul dönemlerimizde pek çok deneyle gözlemlemişizdir. Ayrışma kristalizesi ise yüz derecede kaynatma, sıfır derecede dondurma ile gerçekleşir. Tüm bunları uygulamakta tabii ki sabır gerektirir. Negatif ve pozitif gelişmeler karşısında dayanabilirlik eylemi sergilemek bir sabır göstergesidir. Tüm bunlar bir ritüeli oluşturur ki şimdi bu ritüelin yapılmasını açıklamaya gelelim.Ritüel mekan ve kişiler üzerinde uygulanan bir çalışmadır. Ölçüm öncesi ritüel yapılacak kişi ve ortam belirlenmelidir. Kullanım tekniği konusunda radyestezi çubuğu yada sarkaç ile çalışılır. Seçimimizde çubuk tekniğini seçtiysek, Ortamın her katmanı için sırayla çubuktan yön göstermesi ile ifadesini gözlemlemeliyiz, gidiş yönü ve durduğu renk olarak o anki aura durumunu gözlemleyebiliriz.Yön olarak takibini yaptıktan sonraki işlem renk olarak renk kartları üzerinde çubuğun hangi katman için ne renk gösterdiğini belirlememiz ile gerçekleşmektedir. Şayet sarkaç tekniği ile ölçümü yapmayı tercih ettiysek, her katman için sırayla sarkaca sorarak, gidiş yönü itibarıyla alan ölçümü yapabiliriz ve renk skalamız üzerinde durduğu renk olarak o anki aura durumunu gözlemleyebiliriz. Daha sonra kişi üzerinde ölçüm yapılma işlemi devreye girmektedir. Ritüel çalışmasına sıklıkla pratik egzersiz yapma bizim adaptasyonumuzun artışı için son derece önemlidir. Ölçüm için de bize uyan tekniği belirlememiz gene tercihlerimizi pratik yapmak suretiyle zaman içinde gelişim ve uyumunu bizlere göstermektedir. Bağımsızlığımız ve içsel güdülerimizin artışı ile ritüelin dengesel uyulmaması bize yol göstericidir. Sabır ise nasıl enerji yayarsak evrende bize onu geri verir görüşünden yola çıkmak suretiyle son derce hassas, özverili, özenli, duyarlı atmamız gereken adımlar için bir öncüdür. Doğa oluşumuna göstereceğimiz özen ve saygıyı kendi içimizde öncelikle oluşturmak, sabır ve denge üzerine kurulu ritüel için en önemli kuraldır. Kendi üzerimizde sergilediğimiz olumlu gelişmeleri başkaları üzerine aktarmakta son derece rahatlık sağlayıcıdır. Radyestezi çubuğu ve sarkaç konusunda ise ilk bu çalışmaya ilk başlayanlara sarkaç öncelikli tercihiniz olmalıdır dememde yararlı olacaktır. Çünkü sarkaç denge ve sabır özünü içinde fazlasıyla yaşar ve kolaylık sağlayıcıdır. Yani sarkaç enerji olarak son derece dengeli ve sabır olarak hep temiz kalmaya özen gösteren bir materyaldir. Kristal özellik taşıdığı için tercih edilen sarkaçlar ayrışma teknikleri ve ayrılma kristalizesi açısından olağan üstü bir mükemmellik sergilerler. Radyestezi çubuğuna geçmeden önce en az üç aylık bir süreç sizinle sarkaç arasında kontrol, uyum, destek, işbirliği, temizlik, enerji dengesi kurulmalıdır daha sonraki süreçte isteyenler radyestezi çubuğu kullanabilirler. Bu çubuğun kullanımı sizin kontrolünüz altında işlev gerçekleştirmesi sizin altı aylık bir sürecinizi alacaktır. Aynı sarkaçtaki gibi enerjisel uyum, kontrol desteği, arındırılması sarkaca oranla daha uzun vade içermektedir. Ve sizin kendi üzerinizde deneyimlemeniz üç aylık süreci içerirken tüm bu aşamalardan sonra bir Aurik alanı ölçebilir ve bir başka şahıs üzerinde çalışmanıza başlayabilirsiniz. Tüm bunlardan anlaşılacağı gibi hemen hemen pratik artışınızla birlikte alan ölçmek sizin bir yıllık sürecinizi alabilir. A-U-R-A'yı Çubukla Ölçme Nedir?Radyestezi çubuğu ile ölçüm yapılır. Bu çubuk enerji titreşimlerini ölçebilme, aura alanını ölçebilme niteliği taşıyan metal madde içeren, belirli bir biçimde üretilmiş sadece aura için özel olarak yapılmış bir alettir. Radyestezi çubuğun kullanmak, altı aylık bir süreçte size adaptasyonun gerçekleşme sürecinden dolayı oldukça önemlidir. Çünkü enerjiniz ile adeta bir bütün olacak materyaliniz, sizin hangi durumlarda nasıl bir frekans taşıdığınızı algılayacaktır. Bunu aynı yeni bir bilgisayar aldığınızda onun kullanımı hakkında bilgi edinme süreciniz gibi düşünebilirsiniz. Bir de bilgisayarı daha önce hiç kullanmadıysanız kontrolünü, kapasitesini, yeterlilik durumunu ve sistemini bilemediğiniz gibi bir benzetmeden yola çıkarsak sizin hakkınızda pek çok adaptasyondan geçecek olan bu çubuk ile çalışmak sabır gerektirmektedir. Zaten aura ölçmek başlı başına sabır ve denge ritüeli üzerine kurulu olduğundan sizin dayanıklılığınıza bağlı olarak adaptasyon süreciniz azalabilir. Peki bu alışma aşamasından sonra ölçüm için çubuk nasıl kullanılmalıdır bunu açıklayayım. Çubuk iki adet aynı ebatta özel olarak yapılmış metal araçtır. Her bir metal bir sağ bir sol elimizle tutulmak suretiyle kullanılır. Titreşimsel etki aldığı andan itibaren çubuk dönüş işlevi sergilemektedir. Önce hangi çubuk hangi elimize uyum sağlayacak bunu öğrenmemiz gerekmektedir. Çünkü sağ ve sol el titreşimimize göre adaptasyon sağlamalıdır. Bu bizim tek elimizle yazı yazmamız gibidir. Hangi elimizle yazı yazıyorsak kalemi o elimizle tutarız, bunun gibi hangi çubuk hangi elimize uyumlu ise ona göre ellerimize çubukları almalıyız. Şimdi adaptasyon aşamasından geçtikten sonra çubuk kullanımına gelelim. Küçük bir meditasyon yada nefes egzersizi ile gevşeyerek işe başlamalıyız, dengede kalmamız ve çubuğu yanıltmayacak bir enerji frekans programını ona yüklememiz için bu temel kuraldır. Adaptasyon sürecinizin uzunluğu yada kısalığı tamamen sizin elinizdedir. Çubuğunuza karşı ne kadar açık davranırsanız, o kadar uyum göstermesi erken zamanda gerçekleşecektir. Aynı zaman dilimleri içinde çalışmanızda adaptasyonu kolaylaştırıcı bir diğer unsurdur. Çubuğun dönüş yönü, size pozitif yada negatif değerleri belirtme yönlerini iyice tayin ederek ona program yüklemelisiniz. Bu programlanmış çubuğa, kimsenin artık dokunmamasına özen göstermeniz gerekmektedir. Alansal ölçümün son derece hassasiyet çerçevesinde yürütülmesinde yarar vardır, konsantrasyonumuzdaki en ufak bir dağınıklık çubuğun bize sunacağı titreşimi etkileyecektir ve alan konusunda yanlış ölçümlere sebebiyet verecektir. Mekanda aura ölçümü bizim yanılgılara karşı yardımcımızdır. Mekan ölçümünü belirledikten sonra o andaki kendi auramızın kapladığı ve yayıldığı alanı ölçerek mekana sonradan gelen ve aurasını ölçeceğimiz kişinin alanını kolaylıkla algılamamızı sağlayacak temel unsurdur. İlk pratikleri kendimiz ve nesneler üzerinde yapmak bir başka kişinin aura alanını ölçmede yardımcı olacaktır. Auralar arasında nasıl birleşme gerçekleştiğini pratik yapmak suretiyle gözlemlememiz bu işin temel kaynağını oluşturur. Mekan, uygulayıcı ve uygulatıcının aura alanı karışırken nasıl aşamalar kaydediyor nereye kadar iç içe geçebilirlik özelliğini yaşıyor ve üzerimizde nasıl etkileşimler sergiliyor gözlemleyebiliriz. Negatif ve pozitif olan bu etkileşimlerin kalabalık toplum içerisinde nelere yol açabildiği konusunda son derece bilgili olmayı gözlemlemek suretiyle öğreniriz. Mekan ve kişilerin pozitif olduğu bir ortama negatif enerji getiren bir kişi herkesi etkilerken bu mekanı da negatifleştirici özellik taşımaktadır. Pozitif enerjinin her zaman pozitifliğini koruyamadığını negatif etkileşimlere açık özellik taşımakta iken alıcı pozisyondadır, negatif enerji her zaman negatif titreşimleri taşıyıcılık özelliğini korur, verici pozisyon içermektedir. Duygu , düşünce, toplumsal etki v.b. bizleri negatif birer taşıyıcı haline kolaylıkla getirirken pozitif etkileşime uyum sergilememiz belli bir süreç içermektedir ki bu arada titreşimsel yayılma çoktan gerçekleşmiş olur. Şartlar her ne olursa olsun biz daima relax kalmaya özen göstererek sağlıklı sonuçlar elde edebiliriz. Sarkaç Çalışmasının Gücü Nedir?Sarkaç radyestezi çubuğu kullanımına göre çok daha kolay uygulama yapılan bir materyaldir. Özellikle doğal taşlarda yapılma bir sarkaç titreşimsel frekanslara yönelik çok daha duyarlılık sergilediğinden dolayı uygulayıcıların çoğunun tercih nedeni olmuştur. Aurayı sarkaç ile tespit edebiliriz demiştik, renkli sıkala ve sarkaç kullanılarak yapılan çalışmada her katman için sırayla sarkaca sorarak, önceden belirlemiş ve programını yüklediğimiz sarkaç sayesinde gidiş yönü ve durduğu renk olarak o anki aura durumunu gözlemleyebiliriz. Sarkaç ile adaptasyon sürecimiz bir hafta içerisinde tam anlamıyla oluşur. Bu bir hafta boyunca onunla meditasyon uygulaması yapmak sarkaç bizim enerjimize adapte olurken bizimde onun enerjisine adapte olmamızı sağlayacaktır. Bu bir hafta sonunda sarkacımızı evrensel bir amaç için hizmet ederek bizim sorularımız karşısında dürüst cevaplar vermesi için programımız altına almalı ve hiç kimseye dokundurmamalıyız. Bir başka şahsın dokunması programımızın bozulmasına sebebiyet verecektir. Ayrıca sarkacı on beş günde bir yirmi dört saatlik arındırma programına tabi tutmamız gerekmektedir ki bu programda sarkacımızı toprağa gömmek suretiyle negatif enerjilerden arındırabiliriz. Sarkacın dönüş yönleri saat dönüş yönü, saat tersi dönüş yönü ve sert açılı hareketler denilen sabit duruş ileri geri salınım ve sert açıları oluşturacak sallanımlar sergilemesinden belirlenmiştir. Sabırlı olup sarkacı zincirinden tutarak bolca pratik yapmalıyız. Daha sonra bize göre sorularımıza olumlu ve olumsuz cevap alacağımız yönleri sarkacımıza programlamalıyız. Özellikle de yazı yazdığınız elinizin olduğu taraf doğru diğer elinizin olduğu taraf yanlış cevap olarak programlarsanız adaptasyonun kolaylığını sağlamış olursunuz. İlk yirmi dört saatlik süreçte soracağımız soru ve alacağımız cevap pratiğinin sıklığı hemen adaptasyonumuzun gerçekleşmesini sağlayacaktır. Aura alanının ölçülmesinde her katmanın kaç cm yada metre olduğunu yönelttiğimiz soruların cevabı olarak hemen alırız. İlk pratik uygulamayı kendi üzerimizde yapmak hem eğlenceli hem de adaptasyonu kuvvetlendirici olduğundan son derece yararlıdır. Sonra diğer kişiler üzerinde denemeye başlayabiliriz. Bu ölçüm alan sıralamasına göre yapılmalıdır. Materyalimiz olan sarkacımızı ilk seçim anımızda enerji titreşiminin kuvvetliliğine göre, doğal taş işlevine göre (ki sık tercih kuvartz kristalidir), yürekten arzulamamıza göre, ebadında ki kullanım kolaylık seçimimize göre, belirlemeliyiz. Titreşim frekansının gücünü; elimizin ortasına sarkacı alıp avucumuzu kapatarak aynı nabız atışı gibi kaç kere attığına, ne kuvvette attığına ve elimiz üzerinde nereye kadar etki yaptığına dikkat etmek suretiyle ölçebiliriz. Doğal taş olması enerjisel etkileri radar işlevi görerek algılamasını sağlamasından dolayı önemlidir. Kuvartz kristali ise programlanma özelliğine en açık taş olduğundan seçilmelidir. Yürekten arzulamamız ilk görüşte gerçekten bizim üzerimizde bıraktığı etki ile orantılıdır. Ebat ise hiç önemli değildir, önemli olan frekanstır. Zincirin seçimi ise genellikle gümüş olmalıdır. Çünkü altın negatif etkileri kolaylıkla üzerine çekme özelliği taşımaktadır ve işlevi zorlaştırıcı özelliğe sahip olur, oysa gümüş iletken özelliği taşır ve negatif etkilerden kolayca arınır. Zincirin ucundan tutmak suretiyle sarkaç ölçüm aleti olarak kullanılır. Tek elimiz ile tutmalı ve dönüş yönünü takip etmeliyiz. Tüm bu adaptasyondan sonra sarkacı aura alanı ölçme ve aura renklerini belirleme konusunda rahatlıkla kullanabiliriz. Aynı sarkaca birden fazla program yüklememelisiniz. Gerçek işlevini yerine getiremeyebilir. Aura alanının ölçümü için ayrı sarkaç, aura rengi belirlemek için ayrı sarkaç programlamanız, son derece sağlıklı bir davranış sergilemiş olduğunuzu, adaptasyonlarda sizin de kolaylıklarla karşılaşacağınızı ve sarkaçların gerçek işlevlerine programlandığını gösterir. Onları temizlemeyi ihmal etmememizde yarar vardır. A-U-R-A'yı Sarkaç İle Nasıl Kontrol Ederiz?Sarkaç ile aura kontrolünde ilk değer aura ölçümü, sonraki değer aura rengidir. Aura ölçümü için ölçüm sıralaması, katman sıralaması ile doğru orantılı olmalıdır. Yani; Beden alanları:1. Fiziksel beden. 2. Pranik beden. 3. Duygusal beden. 4. Zihinsel beden. 5. Astral beden. 6.Eterik beden. 7. Kozal beden üzerinde, Chakra alanları:1. Temel (kök) Chakra, 2. Üçüncü göz Chakra, 3. Boğaz Chakra, 4. Kalp Chakra, 5.Göbek Chakra, 6. Cinsel Chakra, 7.Tepe Chakra merkezleri üzerinde, Dış enerji alanları:1. Öz, 2.Astral, 3.Mantal, 4.Budik, 5.Atmik, 6. Monad, 7. İlahi alanların üzerinde , aura ölçüm seçim sıralaması çok önemlidir. Önce hangi aurayı ölçeceğimizin bilinci ile işe başlamalıyız. Beden alanı sırayla belirlenip, ölçüm işlemi yapıldıktan sonra, Chakra alanları aynı işleme sırayla tâbi tutulmalıdır. Ve en son katman sırası dış enerji alanları üzerinde ölçüm sırayla uygulanmalıdır. Her bir katman ve alanı sarkaca sırayla sorulur kaç cm yada metrelik mesafe içeriyorsa bu ölçüm ile belirlenir. Bir de aura renk belirlemesi için elimizin altında hazır bir skala olmalıdır. Bu skala hazır temin edileceği gibi kendimizin hazırlayacağı bir skala da olabilir. Skala hazırlamak için temel olan on aura rengi ele alınmalıdır ve skala' yı kartonlardan yapabiliriz. Kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, menekşe, kahve rengi, siyah, gri ve beyaz renkli kartonların aynı ebatta kesilmesi ve yan yana yapıştırılması ile elde edilen skala üzerinde her katman rengini sorarak aura renklerini tespit ederiz. Her çalışmada olduğu gibi bol pratik isteyen aura ölçüm ve renk belirleme çalışması da bizim adaptasyonumuz açısından minimum bir aylık, maksimum altı aylık bir süreci almaktadır. Sıklıkla yapılan pratik bu sürecin azalmasında büyük etken olacaktır. İki ayrı sarkaç ile yapılacak olan bu çalışmada sabır ve konsantrasyon temel kuraldır. Arındırılmış bir mekanda arındırılmış ve programlanmış sarkaç kullanımının birkaç haftası sadece kendi üzerimizde uygulayacağımız pratiği içermelidir. Daha sonra nesneler üzerinde pratik yaparak çalışmamızda ilerleme kaydetmeliyiz, sırayla bitkiler ve hayvanlar üzerindeki pratikten sonraki aşama bir başka insan üzerinde olmalıdır. En sağlıklı çalışma egzersizi bu sıralamayla kuruludur. Böylelikle bir başka kişi üzerine sıra gelene kadar, insanın nelerden etkilendiğini öğrenmenin en güzel fırsatını buluruz. Alan ölçümü başlı başına bir egzersizdir. Alan ölçümünü tamamladıktan sonraki aşamada renk ölçüm egzersizine geçmemiz adaptasyonumuz ve etkileri gözlemlememiz için son derece sağlıklı olacaktır. Bilinçli kullanım ve gözlem sonucu elde edilen veriler, uyumlayıcı adayının sağlıklı verilere ulaşmasını kolaylaştıracak temel kurallardır. Arınmışlık ise bu kuralların kolaylıkla uygulanmasını ve hızlı biçimde yol katledilmesini sağlayıcı temel unsurdur. A-U-R-A Renklerinin Anlamı Nedir?Aura renkleri katmanlara göre değişik anlamlar içermektedir. Katmanlara göre renklerin genel ifadelerini sırayla belirtelim;Beden alanları üzerindeki aura renklerinin anlamı:(1. Fiziksel beden. 2. Pranik beden. 3. Duygusal beden. 4. Zihinsel beden. 5. Astral beden. 6.Eterik beden. 7. Kozal beden.)KIRMIZI : Bu rengin dahilinde olan tonlamalar gözle görülebilen en düşük seviyedeki titreşimsel frekansa sahiptirler. İkili bir doğanın sahibidir. Pozitif hallerinde mesela parlak ve berrak olduklarında ısıtıcı, sıcak enerjili, coşkulu özelliklerin sahibidir. Negatif hallerinde ise asilik, hırçınlık, isyankarlık, öfkeli tutum, kötü niyetlilik, yıkıcı tavırlar hatta nefrete kadar varan özellikleri taşırlar. Fakat kırmızı renk çok koyu tonda ise asil davranışlardan yoksunluk, egoistliğin göstergesidir. Koyu kırmızı renk aynı anda ihtirasında işaretçisidir. Sisli bir görünüm alırsa ihtiras titreşiminin kirli ve sağlık dışı olduğu manasına gelmektedir. Özünde kahverengi ton bulunan kırmızı renk korkunun; kahverengi ton koyulaşarak siyaha döndüğündeyse negatif titreşimli niyetin habercisidir. Kırmızı rengin içerisinde hafif sarımsı tonda bir renk olması halinde istem dışı duygu ve istekleri sergilemektedir. Açık kırmızı renk sinirli bir yapıyı simgeler. Parlak, berrak kırmızı renk tonu ise canlı enerjiyi, eli açıklığı, fizik sağlığı da belirtir. Parlak, gül rengi tonu ise evlat sevgisini, yuva sevgisini simgelerken, kırmızının pembemsi tonu ise, mutluluk, huzur, yumuşak yürekliğin habercisidir. TURUNCU : Bu renk en berrak tonda bulunduğu zaman taşkın güç potansiyelini ve canlılığı göstermektedir. Kırmızı tonlarına kaçtığı zaman ben-merkezcilik, egonun habercisidir.SARI: Mantık, şuur ve zekanın rengi olan sarı mat bir tona sahip olduğunda dünyevi özelliklerindeki bir zekanın habercisidir. Parlaklaşıp altın rengi tonuna doğru değişim gösterdiğinde zekada yükselme, ruhsallık aracılığıyla gerçeklenen arınmayı göstericidir. Sisli veya çamurlu gibi olan sarı renk ise cin düşüncelere sahip olmayı, kurnazlığı, açgözlülüğü ve ben merkezci egoistliği gösterir. YEŞİL : Dengeselliğin rengi olan yeşil aynı anda kalbin de yansıtıcı rengidir. Zümrüt renginin tonlarına büründüğünde şifayı temsil eder. Eğer birinin aurasında zümrüt yeşili rengi çokça bulunuyorsa, o kişinin şifa yeteneğine sahip olduğunu ve şifa sanatıyla alakalı olduğunun habercisidir veya o alan üzerinde uygulamalar yaptığının belirtisidir. Işık tayfının merkezi rengi olan yeşil bir insanın aurasında görüldüğü takdirde ahenk, denge, uyum, esnek davranışların göstergesidir. Yeşilin tüm açık tonları uyumlu olmayı, barışçı yapıyı, yakın alakayı ifade eder, Negatif anlamda ise aşırı bencilliğin, tam bir egoistliğin göstergesidir. Fakat yeşil renk çamurlu veya sisli gibi gözüküyorsa, o kişide üç kağıtçılığı ve açgözlülüğü sergilerken; kahverengimsi bir tona döndüğünde ise kıskanç davranışların habercisidir. MAVİ : Oldukça eski zamanlardan itibaren dini duygu ve sezgisel anlayışın sembolü olarak kabul gören mavi rengi en yüksek seviyede Üçüncü Gözle, yaratıcılık, ilham ve zekanın daha yüksek formsal titreşimi ile ilişkilidir. Mavi renk şifacının ilk görebildiği renklerden biridir. Aurada mavi, çivit mavi tonda renge doğru koyulaştıkça sadık bir kişiliğe, dini inançları olan birinin karşımızda olduğunu haber verir. İçerisinde kahverengi tonları veya siyah tonlarına yakın renkleri barındıran mavi rengin negatif tarafıyla dini duygularda, ruhsallığın karanlık yönlerine doğru bir sapmanın belirtisidir. MENEKŞE : Kırmızı rengin ve mavi rengin karışımlarının oluşturduğu mor menekşe rengi çok yüce ruhani hedefleri ve ruhsal gücü simgelemektedir. Ruhsal tekamül yolunda çok ilerlemiş birinin aurasında menekşe rengi ağırlıklı olarak görülür. O hep asil bir kişilik yapısını, kraliyet rengini temsil ettiği gibi, aura üzerinde bir yalıtıcı ve arıtıcı olarak da işlev yapar. Ortak bir renk olmadığı için her aurada gözükmeyebilir. O yüksek alemlerden yansıma yapan bir renktir, sadece spiritüel üstatlarda görülmektedir. Eflatun tonuna doğru kaçtığında yüksek ruhsallığı ve canlılığı, leylak rengi tonuna doğru derinleştikçe de şefkati ve özverili bir kişiliği simgeler. O, Tepe Chakra’ nın tepesinde bir yumurta şeklinde kendini göstermektedir. Üstadın tekamülü esnasında pozitife doğru ilerleme oldukça da oradan yayılarak ışık aracılığıyla bütün aurayı doldurarak, kendini hissettirir. KAHVERENGİ : Renk çarkı içerisinde yer almayan, fakat tüm renklerin karışımından oluşan bir renktir. Bazı kişilere göre ona işadamlarının rengi de denilmektedir. Lakin genelde fiziksel hastalıkları algılattıran bir renk olduğu için aurada görülmesinde olumsuz etkileri hissedilebilir. Şifacıların çoğu kahverengi renk ile negatif beşeri özellikler arasında bağlantı kurmaktadır. Bu renk gözüktüğünde cimriselliği, açgözlülüğü ve alt düzeydeki maddi içgüdüleri simgeler. Bir şekilde titreşimsel etkileri en üst seviyeye ulaşır. Bu da altuni kahverengi tonda olduğu zamandır ve o zaman çalışkan, organize ve yöntemli bir karakteri simgelemektedir. SİYAH : Her cins seviyede karanlığın habercisi olan siyah aynı anda ışığın yokluğu anlamına da demektir. Tek istisna hali ise fizik bedenle eterik beden arasında dar bir bant şeklinde görüldüğündeki halidir. Buna fiziksel aura demekteyiz. Bu, aurayı doldurduğunda yaşamı, yaşamın kendisini yadırgamak hatta reddetmek manasın gelmektedir. Başka bir şekilde aura içinde çizgiler halinde gözüktüğünde pozitif yönleri öldürür. GRİ : Bu renk ise durgunluğu, donukluğu, alışılagelmiş bir karakteri sergileyen bir renktir denilebilir. Fiziki seviyede de donukluğu, durgunluğu belirttiği gibi, pek çok zaman hastalıklarla beraber gözüken insanın canlılıktan yoksunluğunu da simgelemektedir. Koyu ve kurşuni tonlarda hale gelmesi ise korkulara, karmaşalara hatta hastalık derecesine varan karamsarlığa habercidir. Bu renk aura içerisinde gözüktüğünde ise, güven eksikliğini hatta beraberinde aldatıcı kişiliği simgelemektedir. BEYAZ : Bütün renklerin bileşiminden oluşur ve birlik, bütünlük bilincinin sembolü olan beyaz renk aynı anda kozmiksel bilincin ve ego' nun yani ‘ben’ in de rengidir. Ruhsal anlamda ise mükemmeliyet, birliğe ve bütünlüğe ulaşmanın, aydınlanmış erdem sahibi varlıkların kendisini anlatma şekli beyaz rengin ortaya çıkması neticesinde olmaktadır. Genel anlamıyla bu ifade ve durumları içermektedir. Chakra alanları üzerindeki aura renklerinin anlamı: (1. Temel (kök) Chakra, 2. Üçüncü göz Chakra, 3. Boğaz Chakra, 4. Kalp Chakra, 5.Göbek Chakra, 6. Cinsel Chakra, 7.Tepe Chakra)KIRMIZI: Kök Chakra üzerinde yaşama dair haklarımız ve yaşamsal bağlılıklarımızı sergiler.TURUNCU: Cinsel Chakra üzerinde üretim konusunda haklarımız ve yaratıcılığımızı sergiler. SARI: Göbek Chakra üzerinde kendimizle ilgili kararlarımız ve düşünme gücümüzü sergiler.YEŞİL: Kalp Chakra üzerinde sevgi hakkımızı ve şifasal gücümüzü sergiler. MAVİ: Boğaz Chakra üzerinde ifade hakkımızı ve düşünce, duygularımızı aktarabilmemizi sergiler. Renk koyulaştıkça Üçüncü Göz Chakra üzerinde gerçekleri görebilmemizi sağlar.MENEKŞE: Tepe Chakra üzerinde kozmik bilinç hakkımızı ve algılama gücümüzü sergiler. KAHVE RENGİ: Chakralar üzerinde etkileşimi ve negatif kargaşa sızmasını ortaya koyar.SİYAH: Chakralar üzerinde etkileşimi ve dışsal negatiflerin son derece yoğun içsel bölgeler üzerinde dengesizliğe yol açtığını sergiler.GRİ: Chakralar üzerinde hakların eksikliğini ve Chakralar’ ın gerçek enerjisinden ayrılmak üzere çalıştığını sergiler.BEYAZ: Chakralar üzerinde saf enerjinin yoğunlukta olduğunu arınmışlığı sergilemektedir. Genel anlamıyla bu ifade ve durumları içermektedir.Dış enerji alanları üzerindeki aura renklerinin anlamı:(1. Öz, 2.Astral, 3.Mantal, 4.Budik, 5.Atmik, 6. Monad, 7. İlahi) KIRMIZI: Katmansal enerji yoğunluğu.TURUNCU: Fiziksel güç.SARI: Düşünsel güç.YEŞİL: Pasif huzur.MAVİ:Ruhsal huzur.MENEKŞE: Arınmış üstatlık.KAHVE RENGİ: Düşsel karmaşalar.SİYAH: Depresif güçler.GRİ: Koruyucu bağlantı.BEYAZ: Ara boşlukların mevcudiyeti.Genel anlamıyla bu ifade ve durumları içermektedir.A-U-R-A Nasıl Korunur?Aura'yı korumanın birkaç teknik metodu vardır. Bunlar şöyle sıralanmaktadır. Temel olarak bilinen ve kullanılan çapraz duruş tekniği, spiral enerji çalışması tekniği, nefes ve imajinasyon tekniği, mantra tekniği, altın piramit tekniği ve inisiyasyon tekniği olmak üzere toplam altı adet teknik içermektedir. Sırayla bu teknikleri açıklayalım; Temel bilinen çapraz duruş tekniği bilinçli yada bilinçsizce uyguladığımız ayakların çapraz tutulması yada kolların çapraz bağlanması yöntemi ile dıştan gelen enerjilere karşı kendimizi korumaya almamız ile gerçekleşir. Sıklıkla bu teknik kullanılır ancak yeterliliği tartışılır. Spiral Enerji çalışması tekniği ise genellikle meditasyon eğitmenlerinin kullandığı bir tekniktir. Spiral halka içine kendini almak ve bir hortum misali negatif enerjileri bedenden uzaklaştırmak üzere uygulanan çalışmadır. Nefes ve imajinasyon tekniği ise katmanları sırayla ele almak suretiyle negatiflerden arındırmak, pozitif arınmışlığını korumak amacıyla nur ışığından oluşan kalkan oluşturmak üzere uygulanan bir çalışmadır. Mantra tekniği ise, Kozmogoni' den günümüze kadar gelen ve halen üstatlar tarafından tercih edilen güçlü frekanslı enerji içeren kelimelerin oluşturduğu korunma kalkanı içeren bir çalışmadır. Altın Piramit tekniği ise, Mısırlılar döneminde yaratılmış ve günümüzde üstatlar tarafından tercih edilen bir tekniktir ki bedenimizi altın piramit ile örmek suretiyle koruyucu kalkana girmemizi ve etkilerin karşımızdaki kişilere ayna misali geri yansıtılmasını sağlayan bir çalışmadır. İnisiyasyon tekniği ise, Kozmogoni' den beri aura konusunda yetiştirilmiş ve ritüele tâbi tutulmuş özel kişilerin sahip olduğu koruyucu ve korunucu olmayı sağlayan bir çalışmadır. Bu tekniklerin içerisinde çapraz duruş, spiral enerji, nefes ve imajinasyon tekniklerini pratik yaparak herkes uygulayabilir. Ancak mantra, altın piramit ve inisiyasyon teknikleri üstatlar tarafından eğitim almak suretiyle uygulanmalıdır. Aura koruma konusunda son derece bilinçli çalışmalar yapılmalıdır, aksi takdirde kontrol dışı gelişmeler yaşanabilir. Bu tekniklerin ilk üçü (çapraz duruş, spiral enerji, nefes ve imajinasyon teknikleri) kısa süreli ve bol patrik içerir kontrolü kolaydır. Diğer üç çalışma (mantra, altın piramit ve inisiyasyon teknikleri) ise kesinlikle üstat tarafından öğrenilmeli ve üstat denetiminde uygulanmalıdır. Auranın anatomik yapısını bilmek korunmanın temelini içermektedir. Çünkü kozmos enerjileri her ne olursa olsun anatomisi bilinen bir aura'yı arındırmak ve korumak son derece sağlıklı sonuçlara ulaşmanın temelini içermektedir. Bilinçli ve kontrollü bir çalışma ise pozitif neticelerle sonlanır. C-H-A-K-R-AChakra nedir?Chakra' nın yapısı nasıldır?Bedensel, duygusal ve zihinsel Chakra nedir?Chakra tespitini geliştirmek nasıl yapılır? Chakra nasıl tespit edilir?Chakrasal işgaller nasıl saptanır?Chakra tespitini şartları nelerdir?Chakra'yı sarkaç ile nasıl kontrol ederiz?Chakra renklerinin anlamı nedir?Chakra nasıl korunur?C-H-A-K-R-A Nedir?Bedenimizin içsel enerji alanına Chakra denir. Çünkü bedenimizde bulunan her bir hücreyi oluşturan enerji partiküllerinin adına chakra denmektedir. Enerji bölgeleri üzerinde hakimiyeti olan Chakra ana katman olarak yedi tanedir, ara katman olarak ise dört ilaveden oluşmaktadır. Yani toplam on bir katman içermektedir. Genel olarak; Kozmogoni' den günümüze kadar temel olan yedi katman üzerinde durulmuş ve çalışmalar ağırlıklı olarak bu katmanlarda gerçekleştirilmiştir. Temel olan yedi enerji merkezi, içten dışa aktarıcı özellik taşırken birbirlerini etkileme özelliği de sergilemektedirler. Chakra etki alanları; Eterik alan üzerinde; evrenden gelen ve çevremizde mevcut bulunan hayat enerjilerini vücudumuzdan dışarıya iletmektedir. Psikolojik alan üzerinde; duygularımız üzerinde yıldızlarla, ruhsal dünyayla bağlantı oluşturmakta vücudumuzdan dışarıya iletmektedir. Zihinsel alan üzerinde; düşünce şeklimiz üzerinde etkilidir,vücudumuzdan dışarıya iletmektedir.Çift eterik alan; bu üç temel katmanın aralarında yer almaktadır. Bu temel katmanların uyumunu sağlamakla yükümlüdür, vücudumuzdan dışarıya iletmektedir.Evrende her şey sistematik bir düzende işleyiş sergilemektedir. Bu sistematiğin içerisinde yer alan içsel enerjimiz bütünün bir parçası olduğu gibi bütünle etki - tepki prensibi içerisinde yaşayış sergilemektedir. Kozmogoni' den günümüze kadar taşınan Hint ve Budist öğretilerde, temel olarak yer alan Chakralar, meditasyon eğitmenlerinin ve üstatların özveri ile üzerinde durduğu temel konulardan bir tanesidir. Anatomik yapıya göre değişen üç yüz elli bin ila yedi yüz bin adet chakra bölgesi bir insan bedeninde yer almaktadır. Her birinin evrenle ve kendi içsel dengesiyle etkileşim ve tepkisellik sergilediğinden yola çıkarsak önemini daha iyi kavrayabiliriz. İçten içe ve içten dışa aktarıcı olan enerji bölgeleri oldukça sistematik çalışmaktadır. Bu enerji devinimi beden, zihin ve ruh katmanlarımızda çok net olarak gözlemleyebileceğimiz bir devinimdir. Nasıl ki kan vücudumuzun içinde mükemmel bir devinim yapıyor ise bu devinimi de kan dolaşımına benzetebiliriz. Bu benzetme Chakra sisteminin mükemmel işleyişinin önemini daha iyi kavramamızı sağlayacaktır. Yada oksijen ve karbondioksit dengesini düşünelim. Oksijen olmadan yaşam mümkün olmaz. Chakra bölgelerimiz işlemini yerine getirmeden yaşayamayız. Bu önemi algıladıktan sonra neden değişmeliyim yada neyi değiştirmeliyim gibi sorularınıza oldukça net cevaplar bulacağınıza eminim. Prana olarak bilinen yaşamsal enerjinin temel kaynağı chakra bölgelerinin üzerinde yer aldığı hara çizgisidir. Bu çizgi enerji bölgelerinin dengeli işleyişi sayesinde, yaşamsal sistematik işleyişin içerisinde yer almamızı sağlar. Evren bir bütünden oluşmakta ve bizlerde bu bütünün işleyişi içerisinde yer almakta olduğumuza göre etkileşimin değerini bir kez daha düşünmeliyiz. Bilinçli atılacak her adım önce kendimiz sonra çevremiz için son derece yararlı olacaktır. C-H-A-K-R-A' nın Yapısı Nasıldır?Enerji partiküllerinin meydana getirdiği chakra insan yapısı üzerinde aynı bölgelerde işlev sergilemektedir. Prana olarak bilinen yaşamsal enerjinin temel kaynağı chakra bölgelerinin üzerinde yer aldığı hara çizgisidir. Bu çizgi enerji bölgelerinin dengeli işleyişi sayesinde, yaşamsal sistematik işleyişin içerisinde yer almamızı sağladığını belirtmiştik. Hara evren ile bedeni birbirine bağlayan enerji giriş ve çıkışına sağlayan çizgidir. Bu çizgi üzerinde yer alan yedi temel chakra bulunmaktadır ki bunlar, tepe, üçüncü göz, boğaz, kalp, göbek, cinsel ve kök chakra ismi ile adlandırılmaktadırlar. Bulunduğu yerler ise isimlerini aldığı bölgeler ile doğru orantılıdır. Yani Tepe Chakra başımızın hemen üzerinde yer alır. Üçüncü Göz Chakra ise iki kaşımızın tam ortasında yer almaktadır. Boğaz Chakra ses tellerimizin bulunduğu noktada yer almaktadır. Kalp Chakra ise iki göğsümüzün tam ortasında yer almaktadır. Göbek Chakra göbek deliğimizin üç parmak kadar üzerinde yer almaktadır. Cinsel Chakra ise kasıklarımızın birleştiği noktada yer almaktadır. Kök Chakra cinsel organımız ile makat arasındaki kesişim noktasında yer almaktadır. Tüm bu bölgeler üzerinde düz bir çekersek bu içten çekmiş olduğumuz çizgi bizim hara çizgimizdir. Bunlar temel yedi katmanı oluştururlar ve ara katmanlar dediğimiz avuç içlerimiz ve ayak taban altlarımızda yer almaktadır. Ellerimizde tam avuçlarımızın ortasında yer alanlar ve ayak tabanlarımızın tam ortasında yer alan bu Chakra'lara Gözenek Chakra adı verilmektedir. Toplam dört adet olan bu Chakra' lar genellikle ön planda olmasalar da bütünden ayrılmayan ara katmanlardır. Evren içinde tüm chakra' larımız bir bütünü oluşturduğundan gökyüzüne doğru dışsal enerji etki tepkisi kadar yerkürenin alt katmanları üzerinde de dışsal enerji etki tepkisi sergilerler ve birde kendi içlerinde daima etki tepki ilişkisi içerisindedirler. Beden alanları:1. Fiziksel beden. 2. Pranik beden. 3. Duygusal beden. 4. Zihinsel beden. 5. Astral beden. 6.Eterik beden. 7. Kozal beden üzerinde, Chakra alanları:1. Temel (kök) Chakra, 2. Üçüncü göz Chakra, 3. Boğaz Chakra, 4. Kalp Chakra, 5.Göbek Chakra, 6. Cinsel Chakra, 7.Tepe Chakra merkezleri üzerinde, Dış enerji alanları:1. Öz, 2.Astral, 3.Mantal, 4.Budik, 5.Atmik, 6. Monad, 7. İlahi alanların üzerinde,Yaşanan bu etkileşimin dengeli olarak tutulma ve aktarılması tüm alanlar üzerinde pozitif etki tepki doğmasını sağlayacaktır. Bedensel, Duygusal ve Zihinsel Chakra Nedir?Beden, duygu, zihin bizim ruhumuzun temelini oluşturmaktadır. Bu katmanların etkisini alan Chakra' lar Jel Chakra ismiyle bilinirler. Bu Chakra' lar geçirgenlik, aktarma, arındırma, süzgeç işlevi gören chakra'lardır. Bilinçli yada bilinçsiz yapılan bu akarımlar ruhumuza yönelik olur ki sağlığın temelini oluşturan içsel dünyamızda çalkalanmalar yaşamamak için son derece dengede tutulması gereklidir. Kontrol ve konsantrasyon içeriği bulunan Chakra en küçük bir darbe esnasında çalkantı yaşamaktadır. Bunu şöyle örneklendirebiliriz. Bedenimizde yaşadığımız en küçük bir kesik, tüm bedeni duygusal, fiziksel, zihinsel ve tabii ki ruhsal anlamda etkilemekte ise buradaki çalkalanmayı anlamamız böyle bir örneklemeye benzetmekle daha kolay olacaktır. Örnekteki kesik büyüklüğüne göre daha yoğun etkilenmemizi sağlarsa, darbe de chakra üzerinde daha yoğun etkileşim sağlayacaktır. Buda chakra' nın daha yoğun geçirgenliği, daha hızlı aktarımı, daha yoğun arınmışlığı yok etmesini ve daha yoğun süzme işlevi gerçekleştirmesini sağlayacaktır. Böylesi bir etki dolayısıyla beden, duygu, zihin, ruh üzerinde daha yoğun etkiye sebep olmak suretiyle, dengelenmeyi zorlaştırıcı etki sergilemeye sebebiyet verecektir. Bu etkinin tepkisi de ilk içsel anlamdaki diğer enerji bölgelerine kolaylıkla yansıyacaktır. Bu Jel Chakralar beden üzerinde yedi tane iç alanda yedi tane ve dış alanda yedi tane olmak üzere toplam yirmi bir adettir. Duygu üzerinde de yedi iç, yedi temel, yedi dış katmandır ve yirmi bir adettir. Zihin üzerinde de yedi iç, yedi temel ve yedi dış katman sıralamasında dolayı gene yirmi bir adet olmak üzere yer alırlar ve Jel Chakra toplamı altmış üç adettir. Bu altmış üç adet jel chakra birbirine bağlı ve birbirinden hemen etki alabilen özellik taşımaktadırlar. Bu alınan etki önce beden olmak üzere hemen içsel sonra da dışsal tepkilere sebebiyet vermektedir. Son derece büyük tehlikelere yol açabileceğinden dolayı devamlı dengede tutulması ve denge muhafazasının daimi olması sağlanmalıdır. Enerji bölgeleri üzerinde hakimiyeti olan Chakra ana katman olarak yedi tanedir, ara katman olarak ise dört ilaveden yani gözenek chakra' dan oluşmaktadır. Yani toplam on bir katman içermektedir demiştik. Şimdi ise altmış üç adet jel chakra katmanları ile birlikte eklendiği takdirde toplam yetmiş dört adet en önemli chakra' nın bedenimizde mevcut olduğunu öğrenmiş bulunmaktayız. Etki tepki kontrolü için bu yetmiş dört chakra dengelenmesi sonucunda kişinin yayacağı enerji çok daha sağlıklı ve pozitif olacaktır. Bu bilinçle hareket edersek. Temel yedi chakra' nın arınması bir pozitif etki olsa bile diğer katman chakra' ları olmadan sağlıklı bir işlev sergilemesi o kadar da kolay değildir. Temel yedi chakra ile başarıyı sergileyen üstat' lar, arınmış insanlar ve peygamberler' dir diyebiliriz. Mükemmel denilecek şekilde içsel konsantrasyonun, dışsal yansıtıcı özelliğini sergilemektedirler. Bu da kişinin uzun yıllar arınmasını gerektirmektedir. Bu kombinasyonun dışa vurumu ancak bu takdirde kolaylıkla gerçekleşecektir. C-H-A-K-R-A Tespitini Geliştirmek Nasıl Yapılır?Bu tespitin yapılabilmesi iyi bir meditasyon üstadı, iyi bir şifa terapisti yada iyi bir sarkaç kullanıcısı tarafından yapılmaktadır. Ancak bu çalışma için uygulanması gereken egzersizler mevcuttur ki bu egzersizlerden önce uygulayıcı adayı özelliklerini bilmekte yarar vardır. Uygulayıcı kişi belli özellikleri taşımalıdır. En temel kural bu özellikleri taşımak ile başlar. Bu özellikler kısaca şöyledir; kişi verici olmalı, kişi düşünce ve yaşamında nitelik taşımalı, kişi öğrenmeye açık olmalı, kişi sabırlı olmalı, kişi inanç gücüne sahip olmalı, kişi dürüst olmalı, kişi alçak gönüllü olmalı, kişi köklerine saygılı olmalı, kişi yoga yada meditasyon yapıyor olmalı, kişi sessizliğin mucizesini biliyor olmalı, kişi yaratıcısının gücünü biliyor olmalı, kişi saf arınmışlık özelliği taşımalı, kişi hakikatli olmalı, kişi yargısız olmalı, kişi affedici ve cömert olmalı, kişi sevgi ve bilgi yansıtıcısı olmalı, kişi dengeli olmalı, kişi adalet, özveri ve sevgi anlayışını yürekten aktarmalı. Tüm bu özelliklere sahip bir kişi uygulayıcı olacak nitelikteki kişidir. İkinci kural ise kişi, aşağıda belirtilen teknikleri yaşamında bütünselliğe getirmiş olmalıA.İmgeleme (zihinde canlandırma yoluyla) egzersiz uygulaması B.Bedensel hareketlerin farkında olmak egzersiz uygulamasıC.Yüksek benliği ile bağlantı kurma egzersiz uygulaması D.Uygulayıcı' nın iç dünyası ile sonsuz dış dünyası arasında bağlantı kurulma egzersiz uygulaması pratiğini hayatına geçirmiş olması bir uygulayıcı adayının yıllarını alabilecek bir egzersiz uygulama sistemidir. Üçüncü kural seçilen yol olmalıdır. Kişi üstat mı? Şifa terapisti mi? Sarkaç kullanıcısı mı? Olmayı tercih eder önce buna karar vermelidir. Bu karar ise üstatlık uzun yıllar sonunda kazanılan bir seviyedir. Şifa terapistliği ise üstatlığa oranla kişinin daha kısa sürede kazanabileceği bir seviyedir. Ama en kısa süreli olan hemen hemen her bireyin yatkın olabileceği sarkaç kullanıcılığı bu çalışmayı kısa sürede öğrenerek hayata geçirmek açısından bir başlangıç olmalıdır. Dördüncü kural ise bu seçimler arasından belirlenen yolda eğitim almak ve hayata geçirmek olacaktır. Sarkaç kullanıcılığı yolunu seçenlere egzersiz çalışmaları ile neler yapabileceklerini anlatmakta yarar vardır. Bu programın egzersiz çalışmaları sıklığına göre öğrenimi bir ay ila altı aylık bir süreçte değişkenlik sergilemektedir. Bu arada insan anatomisi hakkında bilgi edinirken enerji bölgelerini daha iyi anlayabilir ve tespitin yapılmasında kolaylıklarla karşılaşabilirsiniz. Materyal olarak seçiminiz sarkaç üzerine de tüm öğrendiğiniz bilgileri programlamanızda sizin için son derece yararlı olacaktır. İlk olarak öğreneceğiniz ve öğreteceğiniz yetmiş dört adet chakra konusunda göstereceğiniz başarı, diğer chakra bölgeleri üzerinde de bilgi sahibi olmanızı sağlayacaktır. Ve bir bedeni oluşturan üç yüz elli bin ila yedi yüz bin adet chakra bölgesi konusunda bağlantıları kurmak suretiyle bilgi sahibi olmanız oldukça kolaylaşacaktır. İlk denemeleri kendi üzerinizde yapmanız minimum altı ay maksimum bir yıl sürebilir. Daha sonra başka kişiler üzerinde uygulayıcı kişi olarak çalışmalar yapabilirsiniz. İlk uygulatıcılarınız yakınlarınızdan seçilirse işiniz çok daha kolay olacaktır. Sık pratik bu konuda öğreniminizi hızlandırıcı bir unsur olacaktır. C-H-A-K-R-A Nasıl Tespit Edilir?Tespit kavramı nedir öncelikle bundan biraz bahsedelim; bir sistemin bir niteliğinin değer sistem ile diğer sistemin bir diğer nitelik değeri ile ilişkilendirilmesi işlemine tespit denir.Dengeli, dengesiz ve yetersiz bir işleyişin incelenme işlemi chakra tespiti ile gerçekleştirilir. Bu işlem nesne ve kişi üzerinde uygulanabilir. Enerjisel titreşim fonksiyonu yalnızca nesne yada kişi üzerinde hakim olan çalışma sistemi bilgisini bize aktarmaktadır. Değişik zamanlarda gözlemlenen her ölçümde aynı sonucu elde etmek mümkün değildir. Önemli olan dengeleyip belli bir süre zarfında dengeleme işlevini kontrol altında tutmaktır. Chakra bölgelerindeki ölçüm olarak kişi bedeni üzerindeki uygulamayı şöyle anlatabiliriz toplam yetmiş dört chakra bölgesi üzerindeki uygulamaya ulaşmak için önce yedi temel chakra ölçümü ile tespit yapmamız gerekmektedir. Yedi temel chakra üzerinde sarkaçla tespit ve çalışma sistemi şöyle yapılmaktadır. Tepe Chakra başımızın hemen üzerinde yer alır. Üçüncü Göz Chakra ise iki kaşımızın tam ortasında yer almaktadır. Boğaz Chakra ses tellerimizin bulunduğu noktada yer almaktadır. Kalp Chakra ise iki göğsümüzün tam ortasında yer almaktadır. Göbek Chakra göbek deliğimizin üç parmak kadar üzerinde yer almaktadır. Cinsel Chakra ise kasıklarımızın birleştiği noktada yer almaktadır. Kök Chakra cinsel organımız ile makat arasındaki kesişim noktasında yer almaktadır. Chakra bölgelerinin yer aldığı noktalar üzerine sarkaç getirilerek beklenir ve dönüş yönü itibariyle bize çalışma sistemi hakkında bilgi aktarır. Şöyle ki; Düzenli, düzensiz ve yetersiz olan çalışma sistemi Chakralar üzerinde bir dönüş sergiler. Bir ters bir düz olarak kurulu olan bu sistem şöyledir. Düzenli çalışmada sarkacın dönüş yönü;Tepe Chakra saat tersi Üçüncü Göz Chakra saat yönü Boğaz Chakra saat tersi Kalp Chakra saat yönüGöbek Chakra saat tersi Cinsel Chakra saat yönü Kök Chakra saat tersiDüzensiz çalışmada sarkacın dönüş yönü;Tepe Chakra saat yönü Üçüncü Göz Chakra saat tersiBoğaz Chakra saat yönüKalp Chakra saat tersiGöbek Chakra saat yönüCinsel Chakra saat tersi
Kök Chakra saat yönü
spacer


 
Görüntülü Haber Başlıkları

  SAYFAMIZDAN KARMA OLUMLAMALAR 1

  SAYFAMIZDAN KARMA OLUMLAMALAR 2


Diğer Haber Başlıkları

  ÇOK ÖZEL BİR DUA..ASTROLOG ESİN UZER

  NUMEROLOJİ..ASTROLOG ESİN UZER

  BURCUNUZ VE DİET PROGRAMI

  BOLLUK BİLİNCİ NASIL OLUŞUR

  2014 YILINDA TÜRKİYE VE DÜNYA

  SHAKRALARINIZ DÜZENLİ ÇALIŞMALI

  HASTALIKLAR İÇİN MEDİTASYON

  MEDİTASYON

 

Bana Mail Göndermek Için Altaki Linki Kullanabilirsiniz.
(Mail Gönder)

Kullanici Adi   
Sifre   
Beni Hatirla
Sifremi Unuttum
Üye Değilim

Günlük falinizi Okuyun
Aylik falinizi Okuyun

Astro-Shop ve Astro-Parfüm'de Ürünlerimizi Görebilirsiniz Sipariş verebilirsiniz.


 Tarot Kartlari

MANYETİK STRES VE ZAYIFLAMA BİLEZİĞİ--ESİN UZER

Tıklayınız .

ŞANS VE RIZK MADALYONU

Tıklayınız .

ATLANTİS BİLEZİĞİ

Tıklayınız .

REİKİ VE ŞİFA UYUMLAMASI

Tıklayınız .

KİŞİSEL TALİSMAN--SÜPER BİR TILSIM

Tıklayınız .

EVRENSEL REİKİ İNİSİYASYONU

Tıklayınız .

ÇiN ZENGİNLİK PARASI

Tıklayınız .

 ölüm Saati

ölüm saatinizi ögrenmek istermisiniz. Tiklayiniz.

   Sitenin Tüm Haklar Esin Uzer 'e aittir. izinsiz Hiçbir şekilde kopyalanamaz. EsinUzer Copyright 2002 WebDesign CreaTH!NK